Whatsapp Tekstil Kursları Destek Hattı

2001 krizinden markaya yatırım yaparak çıktık, şimdi çok rahatız

Ziylan Grup`un başarısının temelinde kaliteli üretimin yanı sıra pazarlama ve pazarlama iletişimine verdiği önem yatıyor. İletişim stratejisi olarak doğru zamanda doğru hamleleri yapan Grup, 2001 krizinden terlik pazarında lider marka çıkmıştı. Şirkette pazarlamanın başında Ziylan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan
 
 bulunuyor. Ziylan`ı bugüne değin basında pek görmemiştik. Grubun ortaklarından Mehmet Büyükekşi, TİM başkanlığına seçilene kadar basının karşısına Ziylan Grubu`nun yüzü olarak çıkıyordu. Bu kurumsal olarak doğru bir yaklaşım. Demek ki kurumda rol paylaşımı var diyor ve Mehmet Ziylan`a Grup içinde kendisi için biçtiği rolü soruyorum.
 
`Ben grubun haylaz çocuğuyum.` diyen Mehmet Ziylan şöyle devam ediyor: `Ortaklarımızdan Mehmet Büyükekşi düşünen mantıklı adam, diğer ortağımız Aykut Büyükekşi de grubun garanticisidir. Bu üçlüyü bir arabaya benzetirsek ben gazı, Aykut Büyükekşi freni, Mehmet Büyükekşi de ikimizin arasında müthiş bir denge kurarak debriyaj görevini görür. Mehmet Büyükekşi zaman zaman debriyajdan ayağını çekerek grubun hızlanmasına izin verirken, bazen Aykut Büyükekşi`nin freni hayatımızı kurtardı. Bazen de benim gazım hamle yapmamızı sağladı. Hep derler ya ekip çalışması, işte bu da tam bir ekip çalışması oldu.`
 
`Peki Mehmet Büyükekşi TİM`deki görevi gereği burada daha az bulunuyor, şimdi bu dengeyi kim sağlayacak?` soruma ise halk diliyle cevap veriyor: `Gittikçe akıllanıyor insan.`
 
Hangi girişimde Mehmet Ziylan`ın hamlelerini görmüş olabiliriz?
 
Mehmet Ziylan, `2001`de Polaris`e markalaşma konusunda yaptığımız yatırım benim gazımın en iyi göstergesidir. O yıllarda büyük sayılabilecek bir reklam yatırımı yaparak markayı öne çıkardık. Herkes bizim bir anda Polaris markasıyla öne çıktığımızı düşünse de terlik işinde başarı pek de kolay olmadı. İlk iki sene çok büyük zarar ettik. Asıl işimiz spor ayakkabıydı ve terlik yatırımını geri çekme noktasına kadar gelmiştik. Durumu değerlendiren yönetim kurulu, terlikten çıkma kararı aldı. Ancak ben, iki yıl yatırım yaptığımız işte başarısızlığı kabul etmeyip bir yıl daha istedim. `Başarısızlık durumunda şirketteki hissemden düşersiniz` dedim. Yönetimin kararı `birlikte yürüyelim` oldu.` diyor ve başarıyı, ilk 2 yılda öğrendiklerini 3. yılda kullanma fırsatının olmasına bağlıyor: `O yıldan sonra iş patladı. Biz işe ayakkabı olarak bakmıştık, oysaki terlik işi çok farklıydı. İşin kaliteli olması ve Türk halkına hitap etmesi gerekiyor. Ürünü altından bile yapsanız bu söylediğim temel noktaları yerine getirmezseniz reklamın hiçbir katkısı olmaz.`
 
DÖRT KRİZDEN DE DENEYİM ALDIM
 
İş zarardadır ama artık 1.500 noktada Polaris terlikleri satılmaktadır. İlk iki başarısız yılın kârı bir anlamda bu geniş satış ağıdır. Tek eksikleri koleksiyondur. Başarısızlıkla geçen yılların sonunda artık doğru koleksiyonu da bulur ve sürdürürler. O yıllarda pazarda CEYO baskın markadır. Ancak 2001 krizinde CEYO frene basarak üretimi azaltınca, Mehmet Ziylan, `Durmuyoruz, devam.` der. CEYO`nun doyuramadığı pazarı Polaris doldurur. Giriş o giriş. O güne kadar rakip olarak bile dikkate alınmayan Polaris, bir daha terlik pazarından sökülüp atılamayacaktır.
 
TUTKUYLA YAPILAN İŞİN BAŞARISI
 
`Hafızam iyi değildir ama gördüğüm ayakkabıyı unutmam. Tatile bile gitsem ayakkabı vitrinlerine bakarım.` diyen Mehmet Ziylan, işine tutkuyla bağlı olduğunu söylüyor. Babası Ahmet Ziylan`ın eğitime verdiği değeri ise, `Parasız zamanımızda beni paralı okulda gönderdi, yurtdışında okuttu. Şimdi geldiğimiz yerin değerini biliyor ve şükrediyoruz.` diye konuşuyor.
 
Rekabetin kaliteli yapılması gerektiğine inanan Ziylan, rakipleri hakkında dahi olumsuz konuşmayacağını söylüyor. Peki, Ziylan nasıl çalışıyor? Çalışmaktan ziyade yönetmesi gerektiğini yıllar önce İngiliz danışmandan aldığı dersle öğrenir. Kendi görevini ekibin performansını artırmak olarak belirler. 2008`de pek çok şirket zarar ederken krizden yüzde 8 oranında büyüyerek çıkarlar.
 
TERLİK, EVDEN SOKAĞA MODA OLARAK ÇIKTI
 
2001 krizinde durmak yerine zaten çok ucuzlamış mecralara reklam verilir. O gün için 250 bin dolarlık reklam bütçesi ayrılır, ancak krizden bunalmış mecralar bu bütçenin çok üstünde frekansla Polaris`in bu yatırımını destekler.
 
`Babam, bu kararıma ilişkin bir soru sordu, `Bu işin sonunda zarar var mı?` Hayır dedim ama kazanç da yok. Kazancımız, pazara girmiş ve pay almış olmamız diye cevapladım sorusunu. `O halde devam.` dedi. Rekabeti seven bir kişiliğim var. Bu hamleyle pazar lideri olduk. O güne değin terliği ev içinde, banyoda, bahçede giyen Türk halkına sokakta, işte giyebileceği bir terlik modası sunduk. Bu modayı da çok başarılı koleksiyonlarla destekledik. Reklam hamlemiz, terlik sektörünün de reklam yapmasını sağladı. Terlik reklamında ilk ünlü kullanan da biziz. Seda Sayan ile başlayan ve Sibel Can ile devam eden reklamlardan çok başarılı dönüşler aldık. Bu da medyaya bir katkıdır.` diyen Ziylan, girişimci olarak cesur bir kişiliğe sahip.
 
AYAĞIN RAHATLATILMASI GEREKEN 5 NOKTASI
 
Polaris bir yandan tasarımda farklılaşmaya çalışırken, diğer yandan da Çapa Tıp Fakültesi`nden Türk ayak yapısına uygun taban üretilmesi için bilimsel destek alır. Üniversitenin, ayakta tüm sinirlerin geçtiği beş noktaya baskı yaparak rahatlatan ayakkabı tabanını bulması da uzun sürmez. Bulunan beş noktalı tabanın tescilini alır ve hemen üretime geçilir. Bu çalışma, `Modayla rahatlığı birleştirdik mükemmel sonuç Polaris` mesajıyla reklama dönüşür. Şimdilerde 1 milyon dolarlık Ar-Ge bütçesi bulunan şirket, stres atıp sıcaklığı sabit tutan ayakkabılarını Flogart markasıyla tüketiciye sunuyor.
 
ATÖLYEDEN FABRİKAYA UZANAN YOL
 
1955`te Gaziantep`te 50 metrekarelik bir atölyede Ahmet Ziylan tarafından kurulan Grup, ilk yıllarında ısmarlama 5-10 çift ayakkabı üretirken, bugün milyonlarla ifade edilen rakamlara ulaştı. Ziylan`ın kurucusu Ahmet Ziylan vizyon sahibidir, yönünü İstanbul`a çevirir ve 1985`te Ziylan Ayakkabı`yı kurar. Aynı yıllarda spor ayakkabı imalatına da başlayan şirketin Topkapı`da 3 fabrikası ve Halkalı`da modern bir yönetim binası var. Grubun çıkışı, terlik sektörüne girmesi ile bu alanda devrim niteliğinde pazarlama ve satış teknikleri kullanması sonucunda gerçekleşti.
 
İHRACATTA DA FIRSATLARI GÖRMEK GEREK
 
Ziylan Grubu ilk marka tescilini 1985`te Halley kuyruklu yıldızından esinlenerek aldı. İçi kürklü Eskimo tipi çizmeler de üreten Grup, o yıl çok sayıda çizme sattı. İlk ihracatını 1988`de Yunanistan`a gerçekleştirdi. Sonra Almanya ile, 1989`da da Finlandiyalı bir şirketle işbirliği yaptı. İlk siparişi, 3 milyon dolarla 100 bin çift bot oldu. Bu rakam o yıllarda toplam 30 milyon dolar olan Türkiye ayakkabı ihracatında önemliydi. Ziylan Grubu, 1989`da büyümesine yurtdışında devam etti ve Almanya`da bir tesis satın aldı.
 
Spor ayakkabı sektöründe başarılı bir çıkış yakalayan Ziylan Grup, yeni bir marka yatırımına daha karar verdi. Markanın adı için enerjiyi çağrıştıran Kinetix isminde karar kılındı. Aynı dönemde Güney Kore`de kendi markasıyla üretim yaptırmaya karar veren Ziylan, marka tescilini (X) harfinden ötürü Kore`den alındığı için bu markası Güney Kore`de doğmuş oldu. 1994`e kadar ucuz mal isteyen Rusya`ya spor ayakkabı satamayan Ziylan, gelir düzeyinin yükselmesiyle bu ülkeye de mal satmaya başladı. 1997`de Ziylan`ın ayakkabı ihracatı 17 milyon dolara çıktı.
 
Polaris adının tescilini 1994`te alan Grup, Rusya`ya bot satmaya başladı. 1998`deki Rusya krizinden sonra yüzünü iç piyasaya dönen Ziylan, terlik işine girdi. `Polaris`i de terlik markası olarak konumladı. Şirket, 2000`de 1 milyon terlik-sandalet satışına ulaştı. 2003`te perakende sektörüne yatırım yapmaya karar veren Ziylan Grup, Polaris markalı mağaza zincirleri oluşturdu. Bir mağazayı doyuracak ürün gamı oluşturan Grup, terlik sektöründen `Ayak Giyim Markası` konseptine geçiş yaptı. Bu yeni konsept doğrultusunda, ürün gamına ayakkabı, çanta, bot, çizme, kemer, cüzdan, ayakkabı bakım ürünleri, ayak bakımına yönelik kozmetik ürünler ve özel jel tabanlıklar eklendi.
 
TÜRKİYE, AYAKKABIDA DÜNYA DEVİ OLACAK
 
Ziylan Grubu, Polaris markasını Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Rusya, ABD, İrlanda, Fransa, Danimarka, Ukrayna, Kırgızistan, Hırvatistan, Almanya, İsrail ve Kuveyt`e ihraç ediyor. Şirket, 2004`ten itibaren shop mağazalar açmış. 2006`dan itibaren de franchise uygulamalar yapan Grup, shopların sayısını 65`e çıkarmış. Ziylan Grubu, Polaris mağazalarını 2015`e kadar yurtiçinde 250, yurtdışında ise 25`e çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, Rusya, Yunanistan, Umman, Ürdün, Kuveyt, Almanya, Tunus ve Hollanda`da binin üstünde bayisi bulunan Polaris`in amacı; sektörün en büyük perakende markası haline gelmek.
 
Ziylan Grubu çatısı altında 11 şirket bulunuyor. Bu şirketler; Polaris Pazarlama, Flo Mağazacılık, Sporer Pazarlama, Uğur İç ve Dış Tic, Z Trend Pazarlama, Polar Taban, Ziylan Taban, Sanpa Gıda, Termoplast Kimya, İspo Spor Malzemeleri ve Tader Levha. Ayrıca, Han Yapı`da da grubun ortaklığı bulunmakta.
 
1.804 kişiye istihdam sağlayan Ziylan Grubu, 2008`de yaklaşık 12 milyon dolar ihracat yapmış. Ziylan Grubu`nun markaları; Polaris, Flo, Kinetix, Flogart ve Torex. Ziylan Grubu lisanslı markaları ise Dockers by Gerli, Dockers Woman, Morgan, Tom Tailor, Marie Claire, Lee Cooper, Naf Naf, B&W, Taxi ve Betty Boop. Grubun çocuk markaları Polaris Kids, Kinetix Kids iken yine grubun lisanslı çocuk markaları da Disney, Barbie, Winx, Actionman, Spiderman ve Sindy. Love Brand araştırmasında kadınların ilk tercihi Polaris çıkarken, genel klasmanda Polaris ve Kinetix, Adidas ve Nike`ın hemen yanı başında duruyor.
 
Türklerin ayağı kısa ve tombul
 
Türk erkekleri ayak sağlığına, kadınlardan daha fazla önem veriyor. Seçimde genç yaşlarda şıklık, ilerleyen yaşlarda ise rahatlık önem kazanıyor. Türk kadını Alman tarzını değil de İtalyan tasarımını seviyor. Yüzde 40`ımız gerçek ayakkabı numarasını bilmiyor; kadınlar 1 numara küçük, erkekler ise 1 numara büyük ayakkabı satın alıyor. Erkekler dışa, kadınlar ise başparmak ve ikinci parmağa baskı yaparak yürüyor. Türkiye`de genel olarak ayak yapısı kısa ve tombul. Türkiye Avrupa ülkelerine göre düz taban problemini en az yaşayan ülke. Genç neslin ayakları giderek büyüyor, artık 41 numara bayan ayakkabısı da üretilmeye başladı.