Tekstil materyalleri çoğu zaman kumaşa daha çekici bir görünüm veya efekt vermek için renklendirilirler.
Renklendirme genel olarak boyama ya da baskı ile gerçekleşir.
Rengin çekiciliğinin ve parlaklığının yanında, haslıkları da oldukça önemlidir.
Tekstil maddeleri elyaftan kumaşa kadar değişen durumları sırasında herhangi bir adımda
da aşağıdaki yöntemlerin birisi ile boyanabilirler.
• İnsan yapısı elyaf düzeden çekilmeden önce, çözeltide ya da eriyikte boyama,
• Efyaf halinde boyama,
• Taranmış tarak bandı (tops) ya da elyaf kablosu (tow) halinde boyama,
• Elyaftan iplik eğrildikten sonra (iplik) boyama,
• İplikten kumaş oluşturulduktan sonra kumaş (metraj) boyama,
• Hazır giysi formunda (parça boyama). Rengin tekstil materyaline aktarılması üç değişik yöntemle olur. Bunlar:
a) Çektirme yöntemi
b) Emdirme yöntemi
c) Elyaf çekim eriyiğinde boyama yöntemi
Bu üç yöntemden en fazla kullanılan çektirme yöntemine göre boyamadır. Esas olarak, boyama uygun şartlarda tekstil elyaf molekülleri ile gerçek bağlar yapan çok karmaşık organik kimyasal boyarmaddelerle ilgilidir.
Genellikle elyaf, iplik ya da kumaş boyarmaddenin sulu çözeltisine batırılır. Bu olay çoğunlukla banyodaki boyarmaddenin istenilen rengi üretmek üzere tekstil materyali ile birleşmesine kadar dikkatle sağlanmış yüksek temperatür altında gerçekleştirilir.
Boyamadaki olaylar;
· Çözünmüş, veya dispers olmuş boyarmadde moleküllerinin elyaf üzerinde
· Elyaf yüzeyinde boyarmaddenin adsorbe edilmesi (tutulması), .
· Boyarmaddenin elyaf içine difüzyonu,
· Boyarmadde ile elyaf arasındaki karşılıklı etkileşim, fiksajdır. Çektirme
yönteminde; tuz, sıcaklık ve süre, emdirme yönteminde; bekletme buharlama kuru ısı, derişik kimyasal çökeltilerde muamele ile fıksaj sağlanır.
Tekstilde ürünlerin renklendirilmesinde kullanılan maddelere boyarmadde adı verilir. Boyarmaddenin boya adını verdiğimiz bazı bileşiklerden farklandırılması gerekir.
Duvarlarda ve resimlerde kullanılan ve bu yüzeylerden kazımakla veya silmekle (fiziksel yollarla) giderilebilen maddeler boya adını alır ve bunlar tekstilde kullanılmaz.
Tekstilde kullanılan boyarmaddeler ise tekstil yüzeyine kimyasal bağlarla bağlandığından bunları fiziksel yollarla gidermek olanaksızdır. Ancak kimyasal şekilde giderilebilir.
Boya ve boyarmaddeyi birbirinden ayıran bir başka genel özellik de boyaların anorganik yapıda boyarmaddelerin ise organik yapıda olmasıdır.
Tekstilde kullanılan boyarmaddenin iki özelliğe sahip olması gerekir. l)Tekstil hammaddesi olan elyaf ile bir kimyasal ilişkiye girebilmesi.
2)Renkli bir görünüme sahip olması gerekir.
Bu koşullardan şu sonuçları çıkarabiliriz. Elyafla ilişkiye giremeyen herhangi bir madde tekstilde boyarmadde olarak kullanılamaz. Örneğin yapraklara yeşil rengi veren klorofil, domates ve yumurta şansına renk veren karoten, kanın kırmızı rengini veren hemoglobin gibi renkli maddeler elyaf ile ilişkiye giremediklerinden tekstilde boyarmadde amaçlı kullanılamaz. Tekstil ürünlerinde boyarmaddenin kullanılmasında amaç renklendirmedir. Renklendirme insanoğlunun varoluşundan bu yana gelen süslenme içgüdüsünün bir sonucudur, giysilerde ve diğer tekstil ürünlerinde renklendirme iki şekilde yapılır.
Boyanmış tekstil materyali elde etmek için kullandığımız boyama makinelerde
aranan temel koşullar şunlardır.
l) Makine, boyama çözeltisinin materyalin her tarafına düzgün bir şekilde nüfuz etmesi için yeterli hareket sağlayabilmelidir.
2) Her ne kadar boyarmadde çözeltisinin elyafa nüfuz etmesi için hareket gerekirse de, bu hareket çok şiddetli olmamalıdır. Aksi halde ince materyal zarar görebilir; yün kumaş keçeleşir.
3) Makine asidik ve bazik çözeltilerin uzun süre kaynatılması esnasında korozyona uğramayacak malzemeden yapılmalıdır. M)Isıtıcı donanım, flottenin her tarafında aynı temperatürü sağlayacak şekilde olmalıdır.
4) Isıtıcı donanım, flottenin her tarafında aynı temperatürü sağlayacak şekilde olmalıdır.
5) Makinede, derişik boyarmadde çözeltisinin direkt olarak boyanacak materyal ile temas etmeden önce, banyo çözeltisiyle iyice karışıp seyrelebileceği bir bölüm bulunmalıdır.
6) Bütün hareketli kısımlar ve elektrik motorları buharın ve asidik atmosfer gazlarının aşındırıcı etkisine karşı korunmuş olmalıdır.
Bunlardan başka temel olmamakla beraber istenen diğer özellikler şunlardır.
7) Boyama süresinin oldukça büyük bir kısmında, özellikle çek çalkalama gereken hallerde, doldurma ve boşaltma işlemleri yapıldığından giriş ve çıkış vanaları mümkün olduğu kadar geniş olmalıdır.
Isıtma için buhar direkt olarak çözeltiye verilecek olursa, buharın kondanse olması sonucu flotte oranında değişiklik meydana gelir ve buharın taşıdığı safsızlıklar banyoya girer. Bu nedenle, makinenin içinde gerektiğinde soğuk suyunda dolaşabileceği kapalı bir buhar spirali bulunmalıdır. Bu spiral ton verme aracılığıyla boyarmadde ilave etmeden önce flottenin soğutulmasında da yarar. Bununla beraber açık borulardan çıkan buhar, titreşimler oluşturacağından, boyanacak materyalin yavaş hareket ettiği durumlarda direkt buharla ısıtma tercih edilir.
9) Makine, otomatik temparatür kontrol donatımı içermelidir. Bu sayede temperatürün kaynama noktasına veya istenilen bir temparatüre çıkış hızı ayarlanabilir.
Çok sayıda açık boyama kazanından çıkar buharlar nem yüzdesi yüksek bir atmosfer oluşturduklarından kapalı boyama makineleri tercih edilir. Böylece boyahanedeki metal aksamın korozyonu ve bunun sonucu boyanan materyalin lekelenme tehlikesi azalmış olur. Ayrıca kapalı makinelerde boyanacak materyalin ve flottenin boyama esnasında atmosfer etkisinden uzak kalması ısıdan da tasarruf sağlar.
Tekstil Boyama Makinelannin Sınıflandırılması
A) Boyanacak mamul veya boyama banyosunun hareketine göre;
a) Materyal sabit, banyo hareketli; HT
b) Materyal hareketli, banyo sabit; Jigger, Haspel
c) Hem materyal hem de banyo hareketi; Jet
B) Çalışma sıcaklığına göre
a)Basınçlı
b)Basınçsız
C) Materyale göre
a) Tops, açık elyaf
b) İplik, (bobin), çile
c) Kumaş örgü (halat şeklinde)
d) parça mamul (bitmiş giyim eşyası)
D) Makinenin konstrüksüyonuna göre
a) diskotinü
b) Kontinü
E)Boyama yöntemine göre
a)Çektirme(Aplikasyon)
b)Emdirme (Empregnasyon)
Açık EIyaf ve Tops Boyama Makineleri
Pamuğun açık elyaf halinde ağartılması geniş ölçüde uygulanmakla beraber, bu durumda boyanamsı çok enderdir. Bunun nedeni muhtemelen boyalı pamuk artıkların yüne oranla ticari değerinin daha az olmasıdır. Yün ve sentetiklerde elyaf halinde boyamaya pamuğa oranla daha fazla başvurulur. Elyaf halinde boyamanın bazı yararlan vardır. Örneğin boyarmaddenin elyafa nüfuzu daha kolay olduğu gibi boyamadaki düzensizliklerde ileriki işlemler esnasında kaybolur. Bu üstünlükler ilginç olduğundan düzgün boyaması güç boyarmaddelerle boyamada ve fazla miktarda materyalin tek renge boyanması istendiğinde elyaf halinde boyamaya başvurulur.
Elyaf boyama en basit şekilde, ısıtılan açık teknelerde materyali ara sıra bir çubukla karıştırarak yapılır. Daha çok "konik kazan adı verilen boyama makinası kullanılır.
Bu makinede iç içe geçmiş iki kazandan oluşmuştur. İçteki kazanın alt kısmında delikli bir taban bulunur. Elyaf bunun üzerine doldurularak delikli bir kapakla kapatılır. Kapak' vidalı kelepçelerle sıkıştırılır. İçteki kabanın çeperleri üst tarafta içe doğru eğimlidir. Bu kazan diğer bir kazan içerisine oturtulur. Dip kısmından santrifüj pompası yardımıyla boyarmadde çözeltisi basılır. Çözelti yukarı doğru çıkarken elyaf kütlesini de yukarı iter. Kazan çeperlerinin içe doğru eğimli oluşu üst tarafta materyalin daha fazla sıkışarak flottenin geçmesine karşı en az direnç gösteren aralıkların (kanalların) kapanmasına neden olur. Bu kanalların oluşması hiçbir zaman istenmez. Çünkü çözelti buralardan geçmeyi tercih edeceğinden, bu kısımlardaki materyal daha fazla boyarmadde adsorplar ve boyama dalgalı olur. İç kapaktaki deliklerden taşan boyarmadde dış kazana geçer ve pompa tarafından emilir, böylece boya çözeltisinin devrettirilmesi sağlanmış olur. Çözeltinin akış yönü çift yollu bir vana ile değiştirilebilir. İç kazanın çıkarılabilmesi ve yerine yerleştirilebilmesi için ileri geri hareket ettirilen bir vinç kullanılır., Boya çözeltisi delikli tabanın altına yerleştirilen buhar borularıyla ısıtılır. Boyama sona erdiğinde iç kazan özel bir çerçeveye oturtularak boşaltılır. Çalkalama için boya çözeltisi pompa yardımıyla uzaklaştırılır. Yerine su basılır. Bu cihazda kullanılan flotte oranı 1:8 dir.
Açık elyaf boyamada kullanılan diğer bir makine da Pegg makinesidir.Tekne içinde bir mile bağlı bir çift karıştırıcı vardır. Elyaf bu ilci levha arasına doldurulur. Üst levha, elyafı sıkı bir kütle haline getirecek şekilde sıkıştırılır. Alt ve üst levhalar merkezde bulunan delikli bir boru aracılığı ile tek bir ünite haline getirilmişlerdir. Makine boşaltılacağı zaman bu ünite dışarı çıkarılır. P ıslanmaz çelikten yapılmış bir kapak, sisteminin tamamının kapanmasına yarar. Cihaz sıkı flotte oranında çalışmayı mümkün kıldığından buhar, su ve kimyasal maddelerden tasarruf
sağlanır. Akış yönü flottenin uniform nüfuzunu sağlamaya yardım etmek için belirli zaman
aralıklarıyla değiştirilir.
I Buna benzeyen diğer bir makine 100 °C'nin üstündeki temperatürlerde yaralı olan, yüksek basınç altında çalışan makinedir. Elyaf silindirik bir kafes içerisine yerleştirilir ve bir başlık yardımıyla yoğunluğu her tarafta aynı olan bir kütle halinde sıkıştırılır. Bunun için başlık yivli bir mil üzerinde döndürülerek materyal üzerine indirilir. Bu tip kafesler bobin boyamada kullanılan basınçlı cihazların içine de yerleştirilebilirler.
Taranmış elyaf çok az bükülerek şerit (parsel lif demeti) haline getirilir. Şerit ya çite halinde sarılarak çile boyama morinalarında boyanır veya 30 cm çapında gevşek yumaklar haline getirilerek boyanır ki bunlara tops denir. Topslar delikli silindirlere yerleştirilerek kapakları kapatılır. Bu silindirler bir yatak üzerine oturmuştur. Santrifüj pompası aracılığıyla bu yatak içerisinden sevkedilen flotte her silindirin ortasındaki delikli boru içerisinde yükselirken boyanacak materyal üzerine yayılır. Böylece boyama çözeltisinin merkezden çevreye yayılması sağlanır. Çözeltinin akış yönü değiştirilebilir.
İplik Boyama Makineleri
İplikler çile, bobin veya çözgü levendi halinde boyanır. Çile Boyama Makineleri
Bu makinelere örnek olarak eskiden beri kullanılan Hussong makinesi örnek olarak verilebilir. Çileler bir çerçevede bulunan çubuklar üzerine asıldıktan sonra bir vinç aracılığıyla içerisinde boyama çözeltisi bulunan dikdörtgen şeklindeki bir kazana daldırılır. Kazanın alt kısmında delikli bir levha bulunur. Flotte yan tarafta bulunan bir karıştırıcı aracılığıyla devrettirilir. Akışın üniform olmasını sağlamak amacıyla delikler levhanın karıştırıcıya yakın kısımlarında az, uzak kısımlarında daha çok olacak şekilde açılmıştır. Delikli levha buhar borusunun materyalden ayrılmasını da sağlar. Karıştırıcının dönüş yönü zaman zaman değiştirilir. Böylece çözelti ya dipten yukarı doğru çıkıp üstten karıştırıcının olduğu bölmeye doğru veya bunun ters yönünde akar. Bu makine ile iyi bir sonuç elde etmede çilelerin çubuklara yerleştirilişi çok önem taşır. Flotte en az direnç gören yolu tercih edeceğinden çileler çubukların uç kısımlarında ortalara oranla daha sıkışık olacak şekilde yerleştirilir. Çünkü yanlarda sirkülasyon daha fazladır. Karıştırıcının bulunduğu bölmenin dip tarafında ayarlanabilir bir tel vardır. Bu tel akış debisini değiştirmeye yarar. Boyama süresince akış yönü zaman zaman değiştirilmelidir. Akış yukardan aşağı doğru olduğundan flotte, çilelerin çubuklara değen kısımlarına yeterince nüfuz edemez. Oysa akış yukarı doğru olduğunda iplikler hafifçe kalkacaklarından daha iyi nüfuz sağlanır. Pratikte büyük miktarlar boyandığında yukarı doğru akıştan yararlanılır.
Bobin Boyama Cihazları
Çoğu kez ipliğin sarılı halde boyanması tercih edilir. Çünkü çile şeklinde sarma fazla yere ihtiyaç gösterdiği gibi, önce çile şeklinde sarılıp boyandıktan sonra tekrar bobin şeklinde sarma, işçilik ücreti nedeni ile maliyeti çok yükseltir. Bu nedenle boyanacak iplikler kovanlar üzerine sarılarak konik veya silindirik bobin şekline getirilir. Silindirik bobinler çap bakımından daha üniform olduklarından daha düzgün boyama verirler.Silindirik bobinlerin özel bir şekilde sarım yüksekliğinin bobin kalınlığından; az olduğu Barber-Calman bobinleridir, ipliğin sarıldığı kovan sert, bükülmez veya esnek olabilir. Sert kovan delikli olup paslanmaz çelik veya polipropilen yapılır. Polipropilen kovanlar yalnız bir kez kullanılırlar! Esnek kovanlar paslanmaz çelik tellerden yapılır.
Esnek kovan ile iplik tabakası arasına örgü gömlek geçirilir. Sert kovanlarda ara tabaka olarak geçirgen özel bir kağıt kullanılır.Bunlar sadece kirleri tutmaya değil, aynı zamanda basıncı da düzgün bir şekilde dağıtmaya yararlar. Her bobin 500-1000 g iplikten oluşur. İplik uygun bir gerginlikte bükülmeli, büküm sert olmamalıdır. Boyamanın düzgünlüğü bükümün durumuna bağlıdır. Bir partinin bütün bobinleri aynı sertliğe yani aynı büküm yoğunluğuna sahip olmalıdır. Büküm yoğunluğu ipliğin ağarlığının hacmine oranıdır. Pamuk iplikçiliği büküm yoğunluğu 270-300 g/dm3 tür. Büküm yoğunluğu az olan ipliklere yumuşak bükümlü, çok olanlara sert bükümlü iplikler denir. Bobin sarma makinasının da yumuşak bir sarım vermesi gerekir. Böylece flottenin bobin içine nüfuzu kolaylaşır. Flotte bobinlerin omuz kısımlarına yeterince nüfuz edemez. Bunu önlemek için cihaza özel bir ilave yapmak suretiyle bu kritik noktalarda sarımın dairi yumuşak olması sağlanır.
Bobinler taşıyıcı dikey borular ü/erine yerleştirildikten sonra açık veya kapalı kazanlarda boyanır. Taşıyıcı borular delikli olup boya kazanının alt kısmındaki yatak içine oturtulur. Ve flotteyi devrettiren bir santrifüj pompasına bağlanırlar Atmosferik açık kazanlarda (pompa bakımından) sadece içten dışa sirkülasyon pratik olduğundan açık kazanların kullanılması daha sınırlıdır. Çünkü akış yönü periyodik olarak değiştirilebildiği taktirde bu kapalı kazanlarla mümkündür nüfuz çok daha iyi olur.
İki yönlü akış elde etmek için boya kazanı kapalı olmalıdır. Kazan kapağı kapandıktan sonra vidalı kelepçelerle sıkıştırılır. Santrifüj pompası aracılığıyla flotte basılır. Pompaya bağlı bir vana ve mekanik çalışan bir donanım sayesinde önceden saptanan zaman aralıklarıyla flottenin akış yönü değiştirilebilir.
Temperatürün yükselmesiyle çözelti hacmi genişleyeceğinden bir taşma borusu yardımıyla flottenin bir kısmı yanda bulunan genişleme tankına verilir. Bu tank aynı zamanda boyama esnasında boyarmadde ve kimyasal maddelerin ilavesine de yarar.
İplikler levent adı verilen, büyük makaralara sarılarak da boyanır. Böylece çok miktarda ipliğin bîr defa da boyanması mümkün olur. Boyama 100 C 'de veya daha yüksek temperatürlerde yapılabilir. Cihazın işleme prensibi bobin boyama cihazının aynıdır.; Ancak boya kazanı daha derin ve daha dardır. Bu sayede daha düşük flotte oram ile çalışmak mümkün olur.
Leventlerin akışın tek yönlü olduğu basit bir açık tekne içerisinde boyanması mümkündür. Bunlarla çalışıldığında tesis masraflarında büyük tasarruf sağlanır.
Kumaş Boyama makinaları
Kumaş boyama dokunmuş ya da örülmüş kumaşın boyanması olarak tanımlanır.
Metraj boyama ya da düz boyama olarak da isimlendirilir. Kumaş boyamanın kullanım yerleri; Düz renk olarak kullanılacak, aşındırma baskı yapılacak ya da overprint baskı yapılacak tüm kumaşlar kumaş boyama metodu ile renklendirilir. İpliği boyalı tek renkli kumaş nadiren uygulanır. Kumaş, boyamanın kullanım sebebi, düz renklerin boyanmasında en uygun ye düşük maliyetli yöntem olmasıdır.
Kumaş boyamanın avantajları;
1. İşlem olarak daha üretken olması bakımından kumaş boyama, elyaf veya iplik
boyamadan daha ucuzdur. Düz renklerin boyanmasında en düşük maliyetli metod kumaş
boyamadır.
2. Kesiksiz, yan kesiksiz ve kesikli tüm boyama yöntemleri için uygundur.
3. Aynı zamanda düz renklerin boyanması için en uygun yöntemdir.
4. Açık elyaf ve iplik boyamaya nazaran makinaya girdirilip çıkarılmaları daha kolaydır.
5. En son işlem olarak yapıldığı için fabrikasyon haslıkları gerekmez. Örneğin: ipliği boyalı
pamuklu bir kumaşın merserize ağartma, kaynatma haslıklarının iyi olması istenir. Kumaş
boyamada, boyarmadde seçiminde yalnızca kullanım haslıkları dikkate alınır.
6. Kumaş boyama satış zamanına yakın bir zamanda yapılabildiği için daha a' modaya
bağlı risklere maruz kalır. Kumaş boyanmadan depolanabilir ve talebe bağlı
renklendirilebilir.
Kumaş boyamanın dezavantajları;
l)Düzgün boyama eldesi zordur. Boyama hataları daha kolay gözlenir ve rahatsız eder.
2)Renkli ipliklerde değişik efektlerde kumaşlar, örme mamuller üretebilirken, kumaşlar tek
renkte boyanabilirler.
3)Çektirme yönteminde; atık su, kullanılan boyarmadde, terbiye maddesi ve yardımcı
madde, kimyevi tüketimi, işlem süresi, ısıtma, soğutma, flotte sirkülasyonu nedeniyle
enerji tüketimi açısından maliyeti yüksektir.
Kesikli çalışan makinalardan; overflow, jet, haspel makinalarında mamul halat formunda, jigger ve levent boyama aparatlarında enine açık halde işlem görür. Halat halinde boyamada, kumaşlar uç uça eklenerek sonsuz halat formuna getirilir.
Jet Boyama Makinası
Jet boyama makinaları, sentetik ve sentetik karışımlı mamüllerin özellikle polyester, polyester/yün karışımı kumaşların boyanmasında oldukça yaygın olarak kullanılır.
Bu tip makinalarda tekstüre ipliklerden yapılmış elastik kumaşlar rahatlıkla boyanabilir.
Jet ve overflow boyama makinalarında, terbiye makinaları içinde hem materyalin hem de flottenin aynı anda hareketli olduğu makine tipleridir. Bu makinalarda kumaş mümkün olan en az gerilimle işlenmektedir. Bu nedenle elastiki, hacimli kumaşlarda idealdir. Örneğin tekstüre ipliklerden mamul bir kumaş bu makinalarda işlemden geçerken hacimliliği ve yumuşak tutumunda pozitif gelişmeler olur.
Jetlerde boyama halat halinde gerçekleşir ve bir çok konstrüksiyonda HT basınçta boyama yapılabilir. Sıcaklık, 130-155 °C'ye çıkabilir. Jet boyama makinalarında boyama süresi; HT-haspel ve HT-parça boyama aparatlarına göre daha kısadır. Bunlarda, hem flotte hem de halat halindeki kumaş, büyük bir hızla sirküle edilir.
Basınç altındaki flotte, düze ismi verilen bölümün daralan kısmına geldiğinde hızlanır. Ve kumaşı da beraberinde sürükler. Böylece flottenin mamule nüfuzu da artar, sonuçta düzgün boyama elde edilir. Düze (jet) hem flottenin sürekli sirkülasyonunu, hem de kumaşın taşınmasını sağlamakla görevlidir. Aynı zamanda tekstil materyali ile boyama flottesi arasındaki yoğun ilişkinin sağlanmasını da jetler üstlenmektedir. Bu makinalarda düşük flotte oranlan ile (1:3-l: 15) çalışılabilir.
Bu makinalarda en büyük problem kırık tehlikesidir. Soğutma hızının hızlı olması bu tehlikeyi oldukça yükseltir. Kırık tehlikesinin önlenebilmesi için makinada soğutmanın yavaş olmasına ve tekstil yardımcı maddelerinin (kırık önleyici) kullanılmasına bağlıdır. Jetlerde dikkat edilecek bir başka hususta topların birbirine dikilmesidır. Top uçlarının katsız olarak zincir dikiş ile dikilmeleri gerekir. Makinadaki bir başka tehlike de kumaşın kopması veya düğümlenmesidir. Her iki durumda da makine soğutularak kapak açılır, düğüm veya top uçlan aranır. Soğutma sırasında mal hareketsiz olduğundan abraj tehlikesi doğacaktır. Bu gibi hallerde hata bulunup düzeltildikten sonra (düğüm veya kopuk) boya banyosuna reçetenin %10'u kadar banyo ve fazla miktarda egalize maddesi ilave edilerek boyama işlemine yeniden başlanarak devam edilir. İşlem sonunda abraj düzeltilmemiş ise yapılacak işlem koyu renge boyamaktır.
0verflow Boyama Makikinası
Overflow tipi makinalar, günümüzde dokuma ve örme pamuklu, yünlü, viskon, polyester, poliakrilonitril kumaş ve trikotajların terbiye boyanmasında oldukça yaygın bir kullanım alanına sahiptirler. Bunlarda, ilk çıkanları jet tipi makinalarda görülen bazı sakıncaları ortadan kaldırmıştır.
Makinaların az yer kaplaması, son çelişmelerle düşürülen flotte oranı, yüzey tüylenmesi yapmaması, yoğun flotte teması sonucu düzgün boyama gibi avantajlara sahiptir.
Owerflow boyama makinalar:; temel olarak kumalın taşındığı bir taşıma borusu, kumaş taşıma çıkrığı ve tekneden oluşur. Bu prensip ile overflow boyama makinaları, jet boyama prensibi ile klasik haspel makinalarının optimum bir kombinasyonu gibi düşünülebilir.
Overflowlarda kumaş hareketi, çıkrıktan düzeye şeklindedir. Kumaş çıkrıktan sonra taşıma borusundan geçer ve tekrar tekneye yığılır. Bu 250 m / dakika hız ile devam eder. Türkiye'de en yaygın olarak kullanılan makine tipi overflowlardır.
Haspel
Haspel çektirme metodu ile terbiye (özellikle boyama) işlemlerinde kullanılan flottenin durgun, tekstil.materyalinin hareketli olduğu bir makinedır. Flottede materyal hareketinden konaklanan bir çalkalanma söz konusudur.
Haspel boyamada kumaşlar uç uca eklenerek materyal birkaç yüz metre uzunluğuna getirilir. Kumaş halat halinde ve gerilimsiz olarak boyanır. Burada kumaş kendi orijinal yumuşak tutumunu ve dolgunluğunu korur. Bu metod, kamgarn ve strayhgarn kumaşlarda olduğu kadar örgü kumaşlarda da geniş çapta kullanılır. Ancak, günümüzde yerini overfowlara bırakmıştır.
Haspel makinalarının en büyük dezavantajları, uzun flotte oranında (1:15-1:30) çalışılması ve kırık izi kalma tehlikesidir.
Haspel flottenin yer aldığı bir tekne ile bunun üzerinde bulunan sonsuz kumaşı taşıyan hareketli bir çıkrıktan oluşur. Kumaş sonsuz halat formunda dönen bir çıkrık yardımıyla flottenin içinde katlanır ve kumaş böylece büyük bir zamanını flotte içerisinde geçirilmiş olur.. Çıkrık kesiti elips ya da yuvarlak olabilir. Halat formunda birçok kumaş yan yana aynı flottede boyanabilir. Haspellerde halat halinde çalışıldığından, kırışıklık tehlikesi fazla olan kumaşların terbiyesinde bu makine sakıncalıdır. Bunun dışında her türlü liften yapılmış kumaşlar için uygundur.
Jigger
Enlemesine açık durumdaki kumaşın, tekrar tekrar, bir silindirden diğer boş silindire küçük hacimli flotteden geçirilerek sarılması şeklînde işlem gördüğü makinadır.
Jiggerlerde kumaşın flörte içerisinde kaldığı süre çok azdır, asıl reaksiyon sargılarda gerçekleşir. Jigger makinaiannda tekne oldukça küçüktür. Teknenin üsi kısmındaki tane tahrikli sarma donatımı bulunmaktadır. Jiggerde kumaş, flctte içinden geçerek tahrikli sarma donatımı bulunmaktadır! Jiggerde kumaş, fîotte içinden geçerek tahrikli sarma silindirinden birine sarılır ve bütün parti tamamlandıktan sonra kumaşın geçiş yönü değişir, tekrar flotteden geçerek ikinci silindire sarılır. Jigger boyamada, kumaşın bir kerede flotteden geçirilip, sarılmasına "pasaj" denir. İşlem talimatlarında jigger işleminin süresi, pasajın sayısı ile belirtilir.Çeşitli etkenlere bağlı olarak pasaj sayısı 2-30 arasında değişir. Normal bir boyama işlemi 4-6 pasaj sürmektedir. Yapılan tüm işlemler sırasında kumaş enine açık haldedir.
· Jigger boyama makinaları, emdirmeden sonra kimyasal fiksaj işleminde kullanılabilmeleri nedeniyle işletmelere esneklik sağlamaktadır.
· Jigger boyamada önemli noktalar:
· Silindirlere sarımın düzgün olması gerekir.
· Sargının çabuk soğumaması için, jiggerin kapaklı olmasında fayda vardır Bazı konstrüksiyonlarda sarma silindirleri de ısıtılmaktadır. Sarma silindirlerinin soğuması nüans farklılıklarına neden olur.
· Kumaş sargıların oluşturulmasında kat veya kenar kıvrımlarının önlenmesi için en açıcılar kullanılır.
Levent Boyama Makinası
Levent boyama makinaları, kumaş veya trikotajın enine üzerine sarılmış pozisyonda, sargılardan flotteyi geçirerek boyama yapılan aparatlardır. Levent boyama ekonomik ve hızlı bir boyamadır. Buna ilaveten, leventte boyanmış kumaşlar, jigger ve fulardan farklı olarak gerilimlere maruz kalmazlar. Kumaş çekilip gerilmediği için, tekstüre ipliklerden dokunmuş mamullerin boyanmasında da kullanılabilir. Levent boyama makinaları genellikle yatay, silindirik şeklindedir. Tamamen kapalı ve hem içten dışa, hem dıştan içe sirkülasyon yapabilen, basınçlı boyamaya uygun makine tipidir. Çözgü leventleri ve kumaş leventleri aynı tip makinada boyanabilmektedir.
Levent boyama aparatlarında düzgün boyama, iyi bir sargının hazırlanması ve sargının içinden flotteyi sirküle edebilecek güçlü bir pompadır. Levent boyama aparatlarında genellikle santrüfujli pompa kullanılır.
Flottenin ısıtılması indirekt buharla sağlanır. Levent boyama, hafif gevşek dokulu kumaşların boyanmasında kullanılır. Çünkü flotte sık yapılı kumaş içinden sirküle olamaz. Sentetik, sentetik/pamuklu ve yün karışımı tüm kumaşlar için uygundur. Yün/sentetik boya temperatüründe 106 °C yi geçmemelidir.
3.6.Emdirme Yöntemi île Boyama
Yarı kesiksiz ve kesiksiz boyama yöntemlerinin temeli emdirmeye dayanmaktadır. Emdirme fulardlarda gerçekleştirilir. Bu metodun iki önemli özelliği vardır. l)Kısa flörte orani (1:15'den az) 2)Kısa muamele süresi
Yarı Kontinü Boyama
Yarı kesiksiz (yan kontinü) metodlar
l)Soğuk bekletme (pad-batch) metodur: Emdirme ve roliğe sararak soğuk bekletme metodudur.
2)Sıcak bekletme (pad-roll) metodu: Emdirme-roliğe sararak termo bekletme odalarında
sıcakta döndürerek bekletme metodu.
3)Emdirme-jiggerde fıksaj (pad-jig )metodu: Emdirme jiggerde kimyasal maddelerle
muamele ile fikse etme metodudur.
4)Emdirme-kimyasal fıksaj (pad-yaş fiksaj) metodu: Emdirme konsantre kimyevi madde
çözeltisinde fikse etme metodudur.
Soğuk Bekletme (Pad-batch) Metodu
Soğuk bekletme metodu, terbiye yöntemleri içerisinde, en az makinaya ihtiyaç duyulan yöntemlerdendir. Emdirme teknesi, sıkma merdanesi, roliğe sarma donanımı ve yıkama maddesi bu metod için yeterlidir. Yöntemin esası;
-Mamulün terbiye maddesi veya boyarmadde fiottesi ile (açık en formunda) emdinlmesi,
-Kumaşın roliğe düzgün bir şekilde (açık en formunda) sarılması,
-Daha sonra üzerinin hava geçirmeyecek şekilde polietilen folye ile örtülerek bekletilmesine dayanır.
-Bekletme süresince rolikler yeterli hızda döndürülerek altta flotte birikiminin önlenmesi gerekir.Bekleme süresi boyarmaddeye ve renk koyuluğuna göre 2-24 saat arasında değişebilir. Bekleme süresi sonunda sargı açılır ve yıkama durulama işlemlerine geçilir.
Sıcak Bekletme (Pad-roll) Metodu
Bu metod; emdirme ve termo bekletme odasında, döner rolikte bekletme esasına dayanan, yarı kontinü ön terbiye ve boyama metodudur. Pad-roll sisteminde işlem adımlan -Emdirme-sikma
-IR kurutucu ya da buharlayıcıda ısıtma,
-Sarma
-Termo bekletme odacığında bekletme, -Sarım.açma ve ard işlemler
Emdirme: Materyal istenilen sıcaklıkta boya veya ön terbiye flotte ile küçük tekneli bir fulardda emdirilir.
Sıkma-ısıtma: İyi bir sıkmadan sonra İR kurutucudan veya buharlayıcıdan geçirilerek kumaşın ısınması sağlanır ve kumaş gerilmeden geniş çaplı bir levende sarılır. Sıkmanın iyi yapılması migrasyon ve düzgün boyama için çok önemlidir.
Termo-bekletme odasında bekletme: Levent boyama sıcaklığına veya işlem sıcaklığına kadar ısıtılacağı bir termo cihazına aktarılır ve buharla ısıtılır, boyarmaddenin veya terbiye maddesinin materyal içerisinde ünifornr olarak dağılmasına yol açacak hızda ve sürede döndürülür.
Durulama ve ard işlemler: Bekletme odacığından çıkarılır ve sabunlama-durulama işlemlerinin yapıldığı ard işlemlere girer.
Emdirme-Jiggerde Fiksaj (Pad-jig) Metodu
Pad-jig metodu;boyarmadde emdirmenin ardından fiksaj işleminin jiggerde tamamlandığı yan kontinü emdirme metodudur.
Pad-jig metodu, fulard ve jigger makinalan olan işletmelere bir uygulama esnekliği sağlar.
Emdirme-Yaş fiksaj metodu:
Bu metodda işlem sırası;
-Boyarmadde çözeltisi ile emdirme
-Ara kurutma
-Yüksek konsantrasyonda, tuz ve alkali içeren sıcak (95 °C de) flottede muamele
-Ard işlemler
Kimyasal fiksaj, genellikle ikinci bir fulardda veya rulolu teknede gerçekleştirilir.
Kontinü Boyama Makinaları
1 )Emdirme-buharlana
2) Emdirme-kurutma
3)Termasol tesisleridir.
Emdirme-buharlama (Pad-steam)
Kumaşın açık ende, terbiye maddesi, boyarmadde ve '-gerekli yardımcılarla emdirilip sıkıldıktan sonra buharlandığı kontinü terbiye yöntemidir.
Pad-steam metodu, en fazla kullanılan kontinü boyama yöntemidir.
Pad-steam tesisi; fulard, buharlama ve kontinü olarak devam eden yıkama kompartımanlarından oluşur. Bazı tesislerde emdirmeden sonra İR kurutucu veya hava pasajı yer alır. Genelde büyük parti malların boyanmasında kullanılır. 600-43200 metre kumaş boyanır veya terbiye edilir. Bu durumda yapılacak reçete hatasının bedelinin ne kadar büyük olduğu da açıktır.
Pad-steam metodunda, kuru veya yaş halde buharlama yapılabilir.
-Emdirme
-Ara kurutma,
-Buharlama
-Yıkama
-Kurutma
Emdirme-Kurutma (Pad-dry) Metodu
Pad-dry metodunda; açık ende kumaş, boyarmadde çözeltisi ile emdirildikten ve sıkıldıktan sonra sıcak havanın etkisine bırakılarak kurutulur.
Kurutma; hot-flue veya ramözlerde 100 °C'nin üzerindeki sıcaklıklarda gerçekleştirilir. Bazı durumlarda silindirli kurutucularda sıcak kuru yüzeylerden geçirilerek de yapılabilir.
Metod düşük affiniteli boyarmaddelerle uygulanır.
Bu metodda en önemli sorun; boyarmadde migrasyonu ve homojen kurutmama... nedeniyle düzgünsüz boyamadır. Bu durumda ön kurutma yararlı olur.
Termasol Boyama Metodu
Kuru ısı fiksajı tekniği ile kontinü boyama metodu olan termasol metodu, özellikle pamuk/polyester karışımlarının reaktif/dispersiyon boyarmaddeleriyle boyanmasında büyük önem taşımaktadır. Polyesterden mamul kumaşlarda ise hidrofobik karakter ve dolayısıyla düzgün empregnasyon ve kurutma zorluklan nedeniyle, daha sınırlı bir kullanım alanına sahiptir. Termasol metodu;
-Mamulün boyama flottesiyle empegnasyonu,
-Ara kurutma (110-120 °C de)
-Boyarmaddenin lif içine fiksajı için termasolleme (130-230 °C de 1-1,5 dk)
-Ard işlemler
tekstilokulu.ne