Whatsapp Tekstil Kursları Destek Hattı

 

GRAFİK

DOKU

 

Doku İle İlgili Temel Kavramlar

 

Doku (Tekstür)

Doğadaki tüm nesnelerin ve varlıkların görme, dokunma duyularıyla kavranabilen, iç

yapılarının işlevsel özelliklerini dışa vuran yüzeysel etkilerine “Doku” (Tekstür) denir. İçi

sınırlayan varlıkların dış yapı durumudur. Bu, doğanın yapısal bir özelliğidir. Her varlığın

karakteristik bir dış yapı oluşumu vardır. Objelerin dış görünüşlerindeki ayrıcalıklarını

sağlayan dokusal yapı farklılıklarıdır. Doku yüzeylerin oluşumunu ve tanınıp ayırt edilmesini

sağlar.

 

Yüzey ne tipte olursa olsun parça ile bütün arasında birtakım temel bağlantılar

bulunabilir. Doku, birbirine eş ya da birbirini tamamlayan birim biçimlerin belli sistemlerle

yan yana gelmesinden oluşur. Dokular yüzeyleri oluşturur.

 

Biçim

Bir nesnenin görme ya da dokunma duyularıyla algılanabilmesini sağlayan kendine özgü gerçekliğidir. Her biçimin kendine özgülüğü vardır.”Bir kürenin yuvarlaklığı gibi.Biçim, çizginin hareketinden doğar. İki boyutludur. Uzunluğu ve genişliği vardır.Derinliği yoktur, kapalıdır. Biçim nesnelerin dış çizgileri bakımından niteliği olarak datanımlanır. Doğadaki her varlığın bir biçimi vardır. Ayrıca ana biçimler kendi içinde dahaküçük biçimlere ayrılır. Örneğin; insan bedeninin tümü ana biçim olursa; baş, eller, kollarvb. ayrı biçimlerdir. Ya da bir ağaç düşündüğümüzde, ağaç genel biçimdir. Gövdesi, dalları,meyveleri, yaprakları kendi içlerinde ayrı ayrı biçimlerdir.Biçimleri, doğal biçimler, geometrik biçimler olarak gruplanır. Doğal biçimlerindoğada pek çok çeşit vardır. Biçim genellikle dış biçim olan görünüşle karşılaştırılır. Genelanlamda tüm nesne söz konusudur. Bir ağacın biçiminden, görünüşü, dış biçimi, içanatomisi, yapısı, kısaca bütünü anlaşılır.

 

Birim Biçim

Doku, aynı yapı özelliğine sahip biçimlerin, hep aynı yönde hiç değişikliğe uğramadan

tekrarlarla artmasından oluşur. Dokuyu oluşturan biçimlerin her birine birim biçim denir.

Birim biçimler; birbirine eş, birbirini tamamlayan ya da belli sistemlerle yan yana gelerek

dokusal yüzeyleri oluşturur.

 

Doğal dokularda dokuyu oluşturan birim biçimler matematiksel bir eşlik göstermeyerek, bir bütün içinde birbirlerini tamamlayarak yapısal sistemleri oluşturur. Örneğin; doğadan ağaç dokuları, bal peteği dokusu gibi.

Dokusal yüzeylerin oluşumunu sağlayan birim biçimleri ve bunların yan yana geliş sistemleri daima farklılıklar gösterir. Bazen değişik objelerde birim biçimler benzer olsalar da işlevselleri ayrı ayrı olduğundan yan yana geliş sistemleri farklı olabilir. Yine birim biçimleri farklı olan objelerde birimlerin yan yana geliş sistemleri benzer olabilir. Doku yüzeylerin oluşumunu ve tanınıp ayırt edilmesini sağlar.

 

Modül Birim

Modül, bir sistemde yapıyı oluşturan çeşitli elemanların, tamamen aynı, üst üste ya da yan yana gelerek bir bütünü oluşturabilmeleri için gerekli olan en küçük ortak ölçü birimidir.

 

Sistem

Sistem bir sonuç elde etmede uygulanan belli ilkelere dayalı yöntemler düzenidir.Örneğin, doku sistemi dediğimiz zaman, birim biçimlerin değişikliğe uğramadan tekrarlarlaartmasından oluşan bir bütün; yani bir sistem bütünü anlaşılır. Bu sistem bütününü meydanagetiren parçalardan birinin veya birkaçının değişimi (söz gelimi birim biçimlerdeki değişim)sistemin bütününü etkiler, bozar.

 

Strüktür

Eş ya da birbirleriyle bağlantılı, benzer formların, iki ya da üç boyutlu yüzey üzerinde,

bir araya gelerek tekrarlanmasından oluşan içyapıya strüktür denir.

Strüktür, nesne ya da varlığı ayakta (yerçekimine karşı) dengede tutan, içyapının

ölçüsel sistemi ve düzenidir. Farklı kuvvet, ağırlık ve gerilimlere direnç ve denge kazandıran

ölçü tekrarlarına sahip içyapı düzenidir. Strüktür, sistemsel tekrarları ile kendini doku olarak

ifadelendirilir. Strüktürün en önemli özelliklerinden biri; mekan yaratmasıdır. Mekana form

yönünden birlik vermesidir. Strüktürde temel; “Birim” ilkesidir. Doğada bu birim ilkesine

en iyi örnek arı peteğidir.

 

Doku Çeşitleri Ve Özellikleri

 

Dokular, çeşitli yönlerden gruplandırılıp, incelenebilir.

 

Bulundukları Yere Göre Dokular

 

* İç Doku: Nesnenin içyapısının (strüktür) dokusudur.

* Dış Doku: Bir maddenin içyapısının (tekstür) yüzeyde görünüşüdür.

 

Oluşumları Yönünden Dokular

 

* Doğal Dokular

 

Doğrudan dokunma duyumuza etki eden, insana bağlı olmaksızın kendi iç ve dış

yasalarıyla var olan canlı, cansız tüm varlıkların gerçek dış yapılarına doğal doku denir.

Doğadaki her varlığın kendine özgü doğal dokusu vardır. Çeşitli bitki, ağaç, ağaç kabukları,

yaprak, çiçek, kozalak, taş, kaya ile hayvanların dış görünüşlerindeki yüzey oluşumları doğal

dokulardır. Doğal dokular, birbirine benzeyen birbirlerini tamamlayan birim elemanlarının

belli düzenlerle yan yana gelen tekrarlarıyla oluşmuştur. İşlevsellikle ilgilidir. Dış yapıyla

içyapı arasında uyum vardır.

 

Doğal dokular, genellikle zamana ve doğa koşullarına, dış etkenlere bağlı olarak, yüzeysel görünüşlerinde değişime uğrar. Objenin esas yapısı bozulmadan dış yapısındaki görüntü başkalaşmasına güncel-(aktüel) doku denir. Deri dokusunun zamanla değişmesi, bitkilerin yaşı ve doğa koşullarına göre değişimi, genel orman dokusunun mevsimine göre değişimi, hava koşullarına göre deniz yüzeyinde oluşan (dalgalanmalar), suyun rüzgârla titreşimi gibi değişimler güncel dokulardır. Doğadaki tüm dokular doğal dokulardır. Doğal dokularda kendi içlerinde yapısal ve görsel etkinlikler açısından büyük zıtlıklar taşır.

Doğal dokular “Organik ve İnorganik” olarak ikiye ayrılır.

Organik Dokular

Tüm canlıların içyapılarına bağlı dokular “Organik” (Bileşimi; canlılığa, ,dirimliliğine

bağlı, yaşam enerjisiyle var olan) dokuları oluşturur. Organik dokuların temelinde “ yaşambüyüme-

korunma işlevi vardır. Hücreye dayalı dokulardır. Kelebek kanadı ya da yaprak

dokusu gibi doğa elemanının öz yapısını yansıtır.

 

İnorganik Dokular:

“Cansız” dediğimiz fiziksel, kimyasal yapılar inorganik dokuları oluşturur. Atomun

paketlenmesi ile “denetim” işlevine bağlı olarak oluşur. Benzer aynı atomların oluşturduğu

düzen bütünlüğüdür.

Doğadaki tüm dokular doğal dokulardır. Doğal dokularda kendi içlerinde yapısal ve

görsel etkinlikler açısından büyük zıtlıklar taşır.

 

Geometrik Yapılı Dokular:

Bir geometrik elemandan hareket edilerek değişik işlemlerle oluşur. Doğada (arı peteği, örümcek ağı, çok yapraklı çiçeklerin geometrik sisteme dayalı dokusu gibi:). Doku yüzeylerin oluşumunu ve tanınıp ayırt edilmesini sağlar

 

Kristal Yapılı Dokular:

Doğadaki kristalize yapılı varlıklarda bulunur. (kar, tuz, buz vs. mineralleri gibi:).

Doğal dokular farklı özeliklere sahiptir. Sert-yumuşak, sivri küt, pürüzlü-kaygan,

girintili-çıkıntılı, sık-seyrek gibi: Bu özelikler dokunma duygusu ile anlaşılır.

 

Yapay Dokular

Yapay dokular, insanın bilgi, emek ve teknikle işleyerek estetik tasarım kaygılarıyla yaptığı görsel yüzey değerlendirmesidir. Yapay doku oluşturmada sonsuz sayıda birim biçim olanaklarından yararlanarak, yine birbirinden farklı tasarımlar gerçekleştirilebilir. Yapay doku, insan eliyle üretilen nesnelerin dokularıdır. Ancak çeşitli kullanım amaçları için imal edilmiş ürünlerin dokuları yapay olsalar da sanat ürünleri için konunun dışındadır. Örneğin, giysi olarak örülen kazağın dokusunun sanatla ilgisi yoktur. Dokuma ve örme tekniğinin olanakları ile estetik kaygılar taşıyan yeni doku tasarımları ise güzel sanatlar açısından yapay doku olarak değerlendirilir.

 

Yapay doku oluşturmada, birim elamanlarının yalınlığı, birim elemanlarının sistemleri

ve çok yönlü çeşitlemelerle matematiksel düzenlemeler söz konusudur. Tuğla, beton demir,

kâğıt kumaş, gibi örnekler çoğaltılabilir.

Çeşitli resimleme teknikleri ile geometrik veya organik karakterli doku tasarımları

yapılabileceği gibi değişik malzemelerin olanakları ile de rölyef doku düzenlemeleri

yapılabilir.

 Rölyef (Kabartma) :

 

Taş, metal, ahşap, kil ya da alçı vb. üzerinde bazı kısımları oyuk bazı kısımları

kabartılı bırakılarak yapılmış sanat eserlerine “Rölyef” denir. Alçak kabartma ve yüksek

kabartma olmak üzere iki çeşit rölyef tekniği vardır. Değişik malzemelerin olanakları ile

rölyef doku düzenlemeleri yapılabilir. Örneğin, kâğıt ya da mukavvayı keserek çıkıntılı ve

girintili birim biçimlerin tekrarlarıyla oluşmuş bir doku yüzeyi elde edebileceği gibi, yine

kâğıttan ya da çeşitli malzemelerden (kapak, düğme, kibrit vb.)oluşan birim biçimlerin

tekrarlarıyla rölyef dokular yapılabilir. Düz kil yüzey üzerinde sert bir cisimle bastırılarak

yapılacak izlerin (birim biçim) tekrarlarıyla veya ekleme olarak rölyef dokular

oluşturulabilir.

 

Duyumları Yönünden Dokular;

 

Dokunsal (Gerçek) Dokular:

Gözle görülen aynı zamanda dokunulduğunda girinti-çıkıntıları, yumuşaklığı-sertliği,

pürüzlülükleri hissedilen dokulara“Dokunsal (Gerçek) Dokular” denir.

 

Duyumları Yönünden Dokular;

 

Dokunsal (Gerçek) Dokular:

Gözle görülen aynı zamanda dokunulduğunda girinti-çıkıntıları, yumuşaklığı-sertliği,

pürüzlülükleri hissedilen dokulara“Dokunsal (Gerçek) Dokular” denir.

Doğal dokularda ve yapay dokularda da gerçek doku özelikleri vardır. Sert-yumuşak,

sivri küt, pürüzlü-kaygan, girintili -çıkıntılı, sık-seyrek gibi: Bu özelikler dokunma duygusu

ile anlaşılır.

 

Gerçek doku; doğal ya da bir sanatçının ürettiği yapay doku da olabilir. Örneğin, yağlı

boya tekniğiyle yapılmış resimde iki tür doku görülür. Birincisi sanatçının fırça darbeleriyle

veya boyamayla açıklı-koyulu görüntülerle oluşturduğu dokudur. İkincisi ise tamamen kullanılan gereçlerin özeliklerinden kaynaklanan dokulardır. Söz gelimi, pütürlü bir yüzeye sahip olan tuval, mukavva gibi bir gereç veya boyanın tutkal gibi başka malzemelerle karıştırılarak sürüldüğünde kalın tabakalı doku yüzeyleri meydana getirilebilir.

 

 

Gerçek dokuların olduğu sanat dalı heykeldir. Heykeltıraşlar hem kullandıkları gerecin

(kil, mermer vb.) hem de hangi varlığın heykelini yapıyorlar ise, onun dokusunu vurgularlar.

Görsel algılamayla üç boyutluluk etkisi veren alnı, gözleri, burnu figürün varlığını, kütlesini

ve boyutlu haliyle kavranmasını sağlarlar.

 

Görsel Dokular

 

Gözle görülen ve algı yoluyla kavranan sanat malzemeleriyle iki boyutlu yüzey

üzerinde (nokta-çizgi, açık-koyu ve renkle) yapılan dokulara “Görsel Dokular” denir. Gerçek

dokular gibi etkiler yaparlar. Etki sonuçları estetik hazlanmadır.

 

Görsel dokuların hacim etkisi, yüzeydeki girinti çıkıntıları sadece gözle algılanır,

parmakla dokunulduğunda hissedilmez. Düz yüzey üzerinde görüntü olarak doku etkisi verir.

Örneğin herhangi (üç boyutlu) bir cismin, iki boyutlu görüntüsünü kâğıt üzerinde yaparken

onun yüzeylerinin pürüzlülük derecesi bir takım taramalar ve noktalar yardımıyla belirtilir ki

kağıt üzerinde resmedilen bu doku sadece görsel olarak algılanan yapay bir dokudur. Resme

el ile dokunulduğunda, ele hiçbir zaman o cismin yüzeyinde gerçekte hissedilen doku etkisi

gelmez.Gözle resme bakıldığında ise o cismin yüzeyindeki pürüzlülük derecesi oldukça iyi

anlaşılır.

 

Ayrıca hareket etkisi sonucunda göz aldanması ile oluşan optik dokular vardır.

Temelinde hareket ve biçim değiştirme vardır. Görsel anlatım dilinde çok etkili ve dikkat

çekicidir. Dokusal yapıyı oluşturan birim biçimlerin matematik sistemlerle büyümesi –

küçülmesi giderek değişime uğraması, belli merkezlerde toplanması, dağılması ve giderek

döndürülmesi ile yüzeye optik hareket kazandırılabilir.

 

Belli sistemlerle yan yana gelerek dokusal yapıyı oluşturan birim biçimlerin benzer

veya eş oluşu gözün, yüzey üzerinde belirli yerlerde takılmasını önleyerek gezinmesine

neden olmaktadır. Matematik sistemle değişime uğratılan birim biçimlerin oluşturduğu

dokusal yapıda göz, yan yana gelen birimler arasındaki farkı sezemediğinden farkı

buluncaya kadar gezecektir. Doku düzeni içinde yan yana gelen birimler arasında fark yoksa

ya da ayırt edilemeyecek kadar az bir fark varsa karşılaştırma yaparak değişikliği göz

buluncaya kadar yüzey üzerinde gezinecektir. Optik dokuyu oluşturacak birim elemanın çok

yalın olması ve gözü üzerinde alıkoyacak başka biçimlerin çağrıştırmaması optik hareketin

sağlanmasında temel kuraldır.

Çeşitli resimleme teknikleri ile geometrik veya organik karakterli doku tasarımları

yapılabileceği gibi değişik malzemelerin olanakları ile de rölyef doku düzenlemeleri

yapılabilir.

 

Teknolojiyi kullanarak da fotoğraf filminden ve ağrazdizman olanaklarından

yararlanarak optik doku uygulamaları yapılabilir. Filmin greninin sıklaştırılıp

seyreltilmesiyle görüntü elemanı üzerinde oynanarak da değişik optik dokular elde edilir.

Anlatımları Yönünden Dokular;

Taklit Doku

(Görsel doku);dokulu bir objeye bakarak gözleme ve etüde dayalı çalışılarak

oluşturulan dokuya “Taklit Doku” denir.

Buluş Doku:

Tasarımcının dokulu bir objeden yola çıkarak ya da tamamen kendi yaratıcı düşüncesini kullanarak bireysel anlatımı ile oluşturduğu özgün dokuya “Buluş Doku” denir. Tasarımda duygulara ve yaratama özgürlüğüne doku ile ulaşılır. Buluş dokular çeşitli amaçlar için kullanılabilir kaynaklardır. Buluş dokuda yine görsel dokularda olduğu gibi nokta-çizgi, leke,açık-koyu ve renkle yeni tasarım öğeleri ile yapılır.

 

Buluş Doku:

Tasarımcının dokulu bir objeden yola çıkarak ya da tamamen kendi yaratıcı düşüncesini kullanarak bireysel anlatımı ile oluşturduğu özgün dokuya “Buluş Doku” denir. Tasarımda duygulara ve yaratama özgürlüğüne doku ile ulaşılır. Buluş dokular çeşitli amaçlar için kullanılabilir kaynaklardır.Buluş dokuda yine görsel dokularda olduğu gibi nokta-çizgi, leke,açık-koyu ve renkle yeni tasarım öğeleri ile yapılır.Tasarımda duygulara ve yaratama özgürlüğüne doku ile ulaşılır. Buluş dokular çeşitli amaçlar için kullanılabilir kaynaklardır. Buluş dokuda yine görsel dokularda olduğu gibi nokta-çizgi, leke,açık-koyu ve renkle yeni tasarım öğeleri ile yapılır.

tekstilvekonfeksiyon.com