Jeotekstil yeryüzü-toprak anlamına gelen jeo-kelimesi ile tekstil kelimelerinin
birleşiminden meydana gelmiştir. Jeotekstiller sadece tekstil materyallerinden oluşmuş
geçirgen bir jeosentetiktir. Jeotekstiller; binalarda temel malzemesi, toprak, kaya, yer ile, ya
da insan ürünü projelerin, yapıların ve sistemlerin entegre bir parçası olarak ilgili maddelerle
birlikte her hangi bir jeoteknik mühendisliğinde kullanılan tekstil ürünleridir.
Jeotekstiller pamuk, yün gibi doğal elyaflardan ziyade sentetik elyaflardan üretilen
tekstil ürünleridir. Jeosentetik Araştırma Enstitütüsü’nün internet sitesinde (The Geosynthetic
Research Institute, GRI), jeotekstillerin en az 80 spesifik uygulama alanı olduğu
belirtilmektedir. Bununla birlikte, kumaşların, ayırma, güçlendirme, filtrasyon, drenaj, nem
geçirmezlik işlevlerinden en az birini taşıması gerekmektedir.
Jeotekstiller, inşaat mühendisliğinde toprağın düşey ve dik kenarlarını desteklemek,
geçici ve kalıcı yollar ve otobanlar için sağlam tabanlar inşa etmek, zemin kanalları döşemek
için kullanılmaktadır, böylelikle toprak kendisini filtrelemekte, toprağın kanalları doldurması
önlenmekte, nehir kenarları ile sahillerde kaya ve taşların arkasındaki erozyon
engellenmektedir.
İnşaat mühendisliği alanında, toprak içerisinde veya toprakla temas halinde kullanılan
membranlar, “jeosentetikler” olarak adlandırılmaktadır. Bu terim, jeotekstilleri, plastik
ızgaraları ve geçirgen olmayan membranları kapsamaktadır. Jeosentetiklerin içinde en
önemlilerinin, jeotekstiller olduğu kabul edilmektedir. Jeotekstiller, sonsuz veya kesik lifler
şeklinde veya dokuma, örme ve nonwoven kumaşlar şeklinde olabilmektedir. Jeotekstiller,
ayırma, filtrasyon, drenaj, takviye, erozyon kontrolü ve koruma amaçlı kullanılmakta olup,
sınırsız uygulama alanına sahiptirler. Kullanım amacına göre, jeotekstillerin en önemli
performans özellikleri çekme dayanımı, yırtılma dayanımı, delinme dayanımı, su geçirgenliği,
hava geçirgenliği, yatay su geçirgenliği, ısı yalıtımı, gözenek boyutu, kalınlık, gramaj v.b.
özelliklerdir.
Jeotekstillerin hammaddeleri poliolefin, polyester, poliamid ve polivinilklorür olmak
üzere dört ana polimer sınıfından oluşur. Poliolefin de kendi içinde polipropilen ve polietilen
olarak ikiye ayrılır. Jeotekstillerin yaklaşık ¾’ü polipropilen (PP); kalanı polyester, diğer
polimerler ve doğal elyaflardan üretilir. Jeotekstillerin fonksiyonlarını sınırlı bir süre yerine
getirmelerinin beklendiği uygulamalarda da keten, pamuk, jüt, sisal, abaka, kenaf, v.b. doğal
lifler tercih edilmektedir. Jeotekstil alanında düşük maliyet, düşük özgül ağırlıkları ve
mukavemet özellikleri nedeniyle, PP elyafları, en önemli hammadde niteliğini taşır. Ancak,
yüksek mukavemet gerektiğinde polyester kullanımı da kaçınılmazdır. Maliyete karşı performans dengesinde polyester günümüzün en uygun hammaddesidir. Poliproplen ve
polietilen ise, kimyasal açıdan en dirençli hammaddelerdir.
Dokuma, ısıyla birleştirilmiş, iğneleme ile sabitlenmiş, örme ve doğrudan toprak
karıştırılmış elyaflar olmak üzere beş temel jeotekstil tipi vardır. Jeotekstiller filtre edebilme,
destek ve kuvvetlendirme ve ayırma yeteneğine sahip malzemeler olup, bu işlevlerin
kombinasyonları için kullanılır. Jeotekstillerin kullanım alanları; yol inşaatları, kalıcı ve
geçici yollar, park alanları, yol genişletme, asfalt yenileme, hava alanları, demiryolları, bina
inşaatları, temeller, taban betonları ses emme özelliği, teras çatılar, bahçe çatılar, zemin
uygulamaları, borular ve kanalları, depolama alanları, spor sahaları, sevler, drenaj ve
filtrasyon sistemleri, drenaj boruları, drenaj kanalları, yüzey drenajı, bina drenajları, hidrolik
yapılar, kıyı koruma yapıları, barajlar, liman inşaatları, nehir yataklarının ve kanalların
korunması, suni göletler, su rezervuarları, çöp ve atık depolama alanları olarak sıralanabilir.
Jeotekstiler çoğunlukla iğnelenmiş dokusuz yüzeyleri kapsayan dokusuz
malzemelerdir ve yol boyunca yeraltı drenaj yüzeylerinde, nehir yataklarında, hava alanlarının
ve atletizim sahalarının altında kullanılırlar. Aynı zamanda kanalizasyonların alt yüzeyinde,
arazi ayırımında, sürekli erozyon kontrolünde ve arazi doldurmada jeomembran kaplama
maddesi olarak işlev görürler.
Dokuma jeotekstiller genel olarak yarılmış filmler veya filamentler olarak
tanımlanabilir. Dokuma jeotekstiller; monofilamentler, multifilamentler ve yarılmış
filmlerden üretilir. Yarılmış filmden dokuma jeotekstiller, su geçirmeyen bu film
tabakalarının kesilip daha sonra elde edilen bantların dokunmasıyla elde edilir. Bu kumaşlar
en ucuz dokuma kumaşlardır ve genellikle yol stabilizasyonu ve ayırmasında kullanılır.
Multifilament kumaşlar ince ve kesiksiz filamentlerin bir araya getirilip bükülmesiyle elde
edilir. Bu jeotekstillerin özel bir kullanım alanı olup, genellikle takviye uygulamalarında
kullanılırlar. monofilament dokuma kumaşlar, ekstürüde filamentlerin dokunmasıyla üretilir.
Türkiye’de jeotekstil üretimi konusunda resmi veriler bulunmamakla birlikte 4.5
milyon m² dokunmamış jeotekstil ve 600 bin m² dokuma jeotekstil üretildiği tahmin
edilmektedir. Ülkemize jeotekstil ithalatı 1980’li yıllardaki oto yol yapımları ve 1983
yılındaki Atatürk Barajı’nın inşasıyla başlanmıştır.
Dünya nüfusu ve insan ihtiyaçlarının artması, kaliteli ve hızlı yaşam beklentileri
sonucu, inşaat ve ulaşım alanında çok büyük altyapı yatırımları yapılmasını gerektirmektedir.
İnşaat alanında, devasa barajlar, ulaşım alanında çok büyük otobanlar, demiryolları,
havaalanları gibi yapılar inşa edilmektedir. Bu çerçevede bu yapılar jeotekstiller için çok
önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.
edirnegazetesi.com