Whatsapp Tekstil Kursları Destek Hattı

KULLANIM ALANLARINA GÖRE TEKSTİL ÜRÜNLERİNDE RENK

 

Kullanım Alanlarına Göre Tekstil Ürünleri 
Giyim Tekstilinde Renk 
Renk ne için vardır? Bu sorunun iki yanıtı bulunmaktadır. Rengin bir görevi onun informasyon 
(bildirişim) işlevi ile ilgilidir.Çünkü renk yoğun bir dildir. Bazı anlamlar bildirir. Bu rengin en önemli 
görevidir. Rengin dil işlevi doğal durumdur. Rengin ikinci görevi ise insanların onunla belli bir çevre 
yaratmalarıdır. Bu aynı zamanda rengin ortam yaratma görevidir ve insanların bir buluşudur. Kısaca 
söylemek istersek rengin insanlar için ya dil (bildirisim-komunikasyon) ya da cevre kalitesi olarak anlamı87
vardır. Giysiler, insanların kendilerini değişik renklerle ifade etmelerini sağlamaktadır. Renk giyimde 
önemli bir faktördür ve giysilerde kullanılan renkler kişiliğin bir tür ifadesidir. Giyim için seçilen renkler, 
kişinin zevkini, renk uyumundaki bilgi ve becerisini ve kendine olan güvenini gösterebilmektedir. 
 Kişinin düşüncesini yansıtması açısından büyük önem taşıyan giyim tercihleri, o kişinin bilgisi, 
seçimleri ile ilgili, kişinin toplumsal konumunu da belirleyen güçlü bir tavırdır. Tarih boyunca çeşitli 
milletlerin ve insan topluluklarının dinleri, medeni durumları, örf ve adetleri değişik olduğundan, giyim 
kuşam şekilleri de farklılık göstermiştir. Kıyafetlerde dini inanışların, iklim şartlarının, medeniyetlerin, 
mesleklerin, mizaç ve huyların hatta ekonomik şartların ve diğer sosyal faktörlerin büyük etkisi olmuştur. 
Kişi giysisini ve rengini seçerken onu kendisine yaklaştırma isteğinin yanı sıra giysinin ona ne kadar 
prestij sağlayacağını ve kendisini başkalarından ne kadar ayıracağını düşünmektedir. Başkalarıyla 
farklılaşma aracı olarak kullanabilmektedir. İnsanların kişilik yapısı, geçirdiği çocukluk dönemi, aldığı
eğitim, yaşam biçimi, içinde bulunduğu toplum, ekonomik düzeyi, vücut yapısı, moda, iklim gibi 
faktörler renk tercihlerini etkiler. İnsanlar giysi renklerini psikolojik durumlarını yansıtmak amacıyla da 
kullanabilirler. 
 Giysideki renk tercihleri konusunda modanın da etkisi büyüktür. Kişi, toplum tarafından kabul görmek 
amacıyla karakteriyle bağdaşmayan renkleri bile giyiminde kullanabilir. Bazen de kişiliğini yansıtmayan 
renkleri moda olsa bile kullanmaz. Bunun nedeni kendi kişiliğini yansıtmadığını düşünmesidir. Giyside 
renk tercihinde mevsimlerin de etkisi vardır. Farklı tonlardaki renklerin güneşışığını yansıtma ve absorbe 
(yutma) etme gibi özellikleri olduğundan yaz ve kış gibi mevsimlerde giysi renginin önemi büyüktür. 
Ancak insanların giysilerindeki renk tercihlerini belirlemelerindeki en önemli faktörler ise farklı yaş ve 
cinsiyetlere sahip olmalarıdır. Bu yaş ve cinsiyet faktörlerini çocuk, kadın ve erkek giysilerinde renk 
başlığı altında inceleyebiliriz. 
Çocuk-Kadın-Erkek Giysileri 
Çocuklar çevrelerinde rengi bağımsız bir olay olarak yaşarlar. Renkle ilişkileri doğal ve dokunulmamış
bir biçimdedir.Onlar için renk her şeyden önce güzel bir olay, oynanabilen ve bir şeyler anlatabilen bir 
araçtır. Çocuklarda renk tercihi içsel olarak gelişir. Çoğunlukla canlı renklerden etkilenir ve onlara 
yönelirler. Yapılan deneylerde çocukların bebeklikten itibaren onlara hareket kazandıran turuncu, kırmızı
gibi parlak ve doygun renklere ilgi gösterip tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. 
 Çocuk giysilerinde rengin işlevi bebek doğduğu zaman cinsiyetini vurgulamak amacıyla başlar. Renk 
çocuk giysilerindeki en önemli elemanlardandır, çocuğun ruhsal ve bedensel olarak rahat edebilmesi 
açısından da önem taşır. Çocuk giysilerinde renk çocuğun yaş ve cinsiyetine uygun seçilmelidir. Çevreye 
ve arkadaşlarının giyimine benzer olmalıdır. Çocuk giysileri her yaş grubuna göre değişik işlevler 
yüklenmektedir. 0-3 yaş veya 6-10 yaş arasındaki çocukların ihtiyaçları ve algılama düzeyleri arasında 
farklılıklar gözlenmektedir. Çocuk giyiminde tercihleri etkileyen en önemli faktörlerden biri de modern 
çağın simgesi haline gelen kitle iletişim araçlarıdır. Genelde çocuk alacağı ürün üzerinde kendine göre 
bilgi seçimi yapmaktadır. Bunun sonucunda da televizyonda gördüğü giysileri tercih eder. Çocuğun kendi 
zevkine ve beğenisine göre, çevresine uygun giyinmesi, ruhsal gelişimi ve iletişimi açısından olumlu 
sonuçlar doğurabilir. Çocuk giysilerinde rengin başka bir işlevi de mevsimseldir. Güneşten korunması
gereken çocuklar yazın koyu renk giysiler giydirilmemeli, güneşi ışınlarını yansıtan açık renkler tercih 
edilmelidir. 
 Yaş ilerledikçe kişilerin renk tercihleri karmaşık bir hal alır. Kişisel renk tercihleri, şartlanmış
refleksler, alışkanlıklar ve geleneklerin etkisiyle, saf doymuş renklerden karışık yapılı renklere doğru 
gittiği gözlemlenmektedir. Bu farklılıklar kadın ve erkek renk tercihlerinde de farklılık göstermektedir. 
 Kadınlarda ve erkeklerde renk beğenisi; konuya uygunluğa, moda, stil ve toplumsal yargılara, kültür 
düzeyi, yaş ve cinsiyete, alışkanlık ve eski deneyimlere göre de değişebilmektedir. Kadının kendini görsel 
olarak ifade etmek için kullandığı giysilerinde renk tercihlerinde kendi renk beğenisi, moda, kültür 
düzeyi, yaşı, vücut yapısı, ten rengi gibi faktörlere göre değişikliğe uğradığı görülmektedir. 88
Resim 4.12: Renk Armonileri içerisinde kadın giysileri 
 Erkek giyiminde de öncelikli olarak renk tercihleri kadınlardaki gibi kültür ve ekonomik düzey, vücut 
yapısı, yaş ve içlerinde yaşadıkları toplum yargıları gibi çeşitli faktörler göz önüne alınarak yapılır. 
Erkekler genç yaşta parlak ve canlı renkteki giysiler tercih ederken, yaşları ilerledikçe toplum içinde daha 
ciddi ve ağırbaşlı görünmeyi sağlayacak renk ve tonlarda giysiler giymeyi tercih etmektedirler. Bu 
bağlamda renk tercihleri, cinsiyet, yaş, sosyal statü gibi özelliklere bağlı olarak değişiklikler gösterse de, 
kişisel tarz ve beğeniler giysi renkleri aracılığıyla kişinin kendini ifade etme isteği açısından en önemli 
faktör olmaktadır. 
 
İş Giysileri ve Üniformalarda Renk 
İnsan, yaşamını sürdürürken, “insan” olması nedeni ile biyolojik, fizyolojik ve psikolojik, bir toplum 
içinde yaşaması nedeni ile de sosyal ve kültürel, ekonomik gereksinme ve eksiklerini karşılamak 
zorundadır. Çeşitli mekanlarda çalışırken işle uyumluluğu sağlanması için, iş giysilerinin bu mekanlara, 
aktivitelere, şartlara ve en önemlisi bireyin vücuduna uygun olarak tasarlanması gerekir. İş giysilerinde 
estetik kaygılar en aza indirgenmiş, işlev ise öne çıkmıştır. Bazı iş giysilerinde renklerin uyarıcı ve 
koruyucu etkilerinden faydalanılır. Belirli mesleklerde giyilen üniformalar işçiyi dışarıdan gelebilecek 
tehlikelerden koruduğu gibi, bazıları da uluslararası kurallara bağlı olduğu için toplum tarafından o 
meslek ile özdeşleştirilmiştir. Bu sebeple farklı renklerdeki giysi çalışanın görülebilirliğini arttırarak onu 
olası kazalardan korur. Bundan dolayı bu renkler uyarı rengi olarak da kullanılırlar. 89
Resim 4.13: Subay Üniforması
 Üniformalar, giyilmesi kurumlar ve yönetmelikler tarafından zorunlu kılınmış giysilerdir. Hostesler, 
doktorlar, polisler, askerlerin giydiği üniformalar belirli kurallara bağlıdır. Çalışma ortamına göre 
giysinin biçim, kumaş ve renk seçimi yönlendirilir.Bir standarda veya yönetmeliğe göre, uzun süre için 
belirlenmiş renklere “uniform renkler” denir. Bazı üniformalarda kullanılan renkler sembol haline 
gelmiştir. Buna örnek olarak beyaz renkteki doktor üniformalarını gösterebiliriz. 
Sportif Giysilerde Renk
Spor aktiviteleri sırasında giyilen, sporculara rahatlık, güvenlik ve yüksek performans sağlaması amacıyla 
üretilen, spor dalının niteliğine göre değişen giysilerdir. Örneğin: su sporları için tasarlanmış bir giysiyle 
dağ sporları için tasarlanmış giysi arasında yapısal farklılıklar vardır. Sürekli hareket halinde olan 
sporcunun hareket serbestliğinin olması giyside en temel özelliklerden biridir. Kimi spor dallarında, 
şartların zorluğundan dolayı bazı koruyucu tedbirlerin alınması gerekmektedir. Kayak sporu giysilerinde 
sporcunun karlı arazi koşullarında uzak mesafeden görülebilmesi için parlak renkler tercih edilmektedir. 
Resim 4.14: Basketbolcular 90
Resim 4.15: Kayakçı
 Dağcılık sporu giysilerinde de buna benzer tedbirleri almak amacıyla, kötü hava koşullarından 
koruma, aşınma-yıpranmaya karşı dayanıklılık gibi özelliklerin yanı sıra, giysinin kolay görülebilir renkte 
olması da büyük önem taşımaktadır. Bireysel sporların başında yer alan kolektif spor dallarında, uniform 
yani tek tip giyinme kaygısı güdülür; voleybol, basketbol ve futbol gibi. Bu durum hem oyuncuların 
birbirini takibi hem de izlenmesi acısından standart form ve renk anlayışına gidilmesine neden olmuştur. 
 Günümüz oluşumları hızlı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu sürekli değişim, tasarımcıları sürekli 
yeni arayışa yönlendirmekde, dolayısıyla moda ve rengi oluşturan öğeler kendilerini yenilemek 
durumunda kalmaktadırlar. Modadaki trendler dünya moda merkezince Premiere Vision adı verilen 
tasarım fuarında belirlenmektedir. Kumaş deneyimi olan profesyoneller ile stil ajanslarındaki 
profesyonellerin deneyimlerinin birleşmesi ile elde edilen veriler bir sonraki sezonda öne çıkarılacak 
trendlere yön vermektedir. Daha sonra bilgiler moda evlerine verilir ve Paris’ten bütün dünyaya dağılır. 
 Moda renklerinin çıkışı ve toplum tarafından kabul görmesinin çeşitli etkenleri olduğu bilinmekle 
birlikte, yapılan araştırmalar henüz bir sonuca ulaşmamıştır. Dünya moda merkezlerince öne sürülen 
renklerin moda olması da yalnızca renge bağlı değildir. Onun uygulanabileceği tekstil malzemesinin de 
yeteri kadar üretilebilmesi ve istemi karşılayabilmesi gerekmektedir. Günümüzde moda birçok iş kolunu 
içine alan bir endüstri üretiminin ve uluslararası bir dağıtımın sonucudur. Bu endüstriyel çalışmaya uygun 
bir planlamayı, hammadde sağlamayı, fabrikasyonunu ve dağıtımını gerektirir. Buna birçok ticaret kolu 
da katılır. Bütün bu değişik iş kollarının teknik ve ekonomik eşgüdümünün zorluğu, moda rengi olarak 
sınırlı sayıda renk alternatifleri seçmeyi zorunlu kılar. 
Konuya tüketici olarak baktığımızda; tüketiciler sürekli aynı rengi giymek istemezler. Belli bir zaman 
sonra kendi aynalarında veya sokakta kendilerini başka renkler içinde görmek isterler. Bunun sonucunda 
renk modasını belirleyen etkenleri dört başlık altında toplayabiliriz: 
1. Branşlar arası endüstriyel üretim,
2. Tüketicinin renk değiştirme gereksinimi,
3. Koordineli ve zamanlanmış fuarlar,
4. Toplumun ve modanın renk dilini anlatım aracı olarak
kullanması. 
 Sonuç olarak moda kişiyi etkisi altına alıp renk beğenisini etkileyen bir olgudur. Trend renkler 
birbirine bağlı birçok etmen aracılığı ile belirlenmekte ve toplumun beğenisine sunulmaktadır. 91
tekstilsayfasi.blogspo