Whatsapp Tekstil Kursları Destek Hattı

KÜRESEL REKABET BASKISI ALTINDA TEKSTIL VE HAZIR GIYIM SEKTÖRÜNÜN DÖNÜŞÜM STRATEJILERI VE YENI YOL HARITASI

 

KÜRESEL REKABET BASKISI ALTINDA
TEKSTIL VE HAZIR GIYIM SEKTÖRÜNÜN 
DÖNÜŞÜM STRATEJILERI
VE
YENI YOL HARITASI
Yrd. Doç. Dr. Kahraman Arslan
57
Bu raporun basımına katkılarından dolayı
 teşekkür ederiz.
www.buraktekstil.com.tr
www.destantekstil.com
www.dominanttextile.com
www.modapol.com.tr www.gest.com
www.saruhan.com.tr www.ozozler.com.tr www.teoritekstil.com.trKüresel Rekabet Baskısı Altında Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Dönüşüm 
Stratejileri ve Yeni Yol Haritası
MÜSİAD Araştırma Raporları: 57
ISBN: 978-975-7215-81-3
İstanbul, Kasım 2008
Yayına Hazırlık
www.prestij.com.tr
Baskı
Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna/İST.
Tel: 0212 656 49 97 pbx Faks: 0212 656 29 26
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği
Sütlüce Mah. İmrahor Cad. No: 28 34445 Beyoğlu-İSTANBUL
Tel: 0212-222 04 06 Faks: 0212-210 52 82
web: www.musiad.org.tr Email: musiad@musiad.org.tr
© 2008, Her hakkı mahfuzdur. MÜSİAD’dan izin alınmak veya MÜSİAD kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İÇİNDEKİLER
BAŞKANDAN ............................................................................................................7
ÖNSÖZ ......................................................................................................................9
SUNUŞ......................................................................................................................11
YÖNETİCİ ÖZETİ...................................................................................................13
BİRİNCİ BÖLÜM
DÜNYA TEKSTİL VE HAZIRGİYİM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ
1.1. TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN TANIMI VE KAPSAMI..........23
1.2. DÜNYA TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER......25
1.3. DÜNYA TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ TİCARET HACMİ...........27
1.4. DÜNYA TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ TALEP YAPISI.................30
1.5. ÇİN’İN DTÖ ÜYELİĞİNİN DÜNYA TEKSTİL VE HAZIR GİYİM
PAZARINDAKİ YANSIMALARI....................................................................33
1.5.1. Çin’in Rekabet Avantajları...................................................................33
1.5.2. Çin’e Karşı Alınan Önlemler...............................................................34
1.5.3. Ülkemizde Alınan Önlemler...............................................................35
İKİNCİ BÖLÜM
TÜRKİYE’NİN TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ
2.1. SEKTÖRÜN GELİŞİM SÜRECİ...................................................................37
2.2. KAPASİTE VE ÜRETİM İMKÂNLARI..........................................................39
2.3. İHRACATTAKİ GELİŞMELER.....................................................................42
2.3.1. İhracatımızın Genel Görünümü.........................................................42
2.3.2. İhracatımızın Ülkelere Göre Dağılımı................................................44
2.3.3. İhracatımızın Ürün Gruplarına Göre Dağılımı ..................................47
2.3.4. İhracatta Miktar ve Fiyat Gelişmeleri .................................................48
2.3.5. Bavul Ticareti.......................................................................................49
2.4. İHRACAT VE İÇTÜKETİM ÖNGÖRÜLERİ.................................................54
2.4.1. İhracat Tahminleri...............................................................................54
2.4.2. İç Pazar ve Tüketim Tahminleri .........................................................55
2.5. İTHALATTAKİ GELİŞMELER......................................................................56
2.5.1. Hammadde İthalatı .............................................................................56
2.5.2. Tekstil ve Hazır Giyim İthalatı............................................................57
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TÜRKİYE TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN REKABET YAPISI
3.1. SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜN TESBİTİ.............................................59
3.1.1. Girdi Şartları ........................................................................................62
3.1.2. İşletme Yapıları....................................................................................63
3.1.3. Talep Şartları........................................................................................64
3.1.4. Destekleyici ve İlgili Sanayiler (Kümelenme)....................................653.1.5. Devletin Rolü.......................................................................................66
3.2. SEKTÖRÜN KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKLERİ.....................................67
3.2.1. Maliyet Avantajları ...............................................................................68
3.2.2. Maliyet Dışı Avantajlar.........................................................................69
3.2.3. Uluslar arası Rekabet Karşılaştırması..................................................70
3.3. ÇİN’E KARŞI AVANTAJ VE DEZAVANTAJLAR...........................................75
3.3.1. Çin’in Türkiye’ye Karşı Üstünlükleri..................................................75
3.3.2. Türkiye’nin Çin’den Üstünlükleri ......................................................78
3.4. SWOT ANALİZİ...........................................................................................79
3.4.1. Güçlü Yanlar........................................................................................79
3.4.2. Zayıf Yanlar..........................................................................................79
3.4.3. Fırsatlar................................................................................................80
3.4.4. Tehditler..............................................................................................81
 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TÜRKİYE TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN TEMEL SORUNLARI
4.1. SEKTÖRE ÖZGÜ YAPISAL SORUNLAR.....................................................83
4.1.1. Plansız Büyüme ve Yatırımlar.............................................................84
4.1.2. Maliyet Artışları....................................................................................84
4.1.3. Uzakdoğu Tehdidi...............................................................................85
4.1.4. Pazarlama Sorunları ................................................................................86
4.1.5. Markalaşamama ve İmaj Sorunu ........................................................88
4.1.6. Teknolojik Değişim İhtiyacı................................................................89
4.1.7. Bavul Ticaretinde Yaşanan Sıkıntılar......................................................91
4.1.8. İşletmeler Arası İşbirliklerinin Sağlanamaması..................................91
4.2. MAKRO EKONOMİK YAPIDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR..................93
4.2.1. Mevzuattan Kaynaklanan Sorunlar.....................................................93
4.2.2. Finans Sisteminden Kaynaklanan Sorunlar.......................................94
4.2.3. Dahilde İşleme Rejiminden Kaynaklanan Sorunlar...........................95
4.2.4. Kur Politikalarından Kaynaklanan Sorunlar.......................................95
4.2.5. Teşvik Uygulamalarından Kaynaklanan Sorunlar..............................96
4.2.6. Üniversite Sanayi İşbirliğinin Sağlanamamış Olmasından 
Kaynaklanan Sorunlar.........................................................................98
BEŞİNCİ BÖLÜM
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE TÜRKİYE TEKSTİL VE HAZIR GİYİM 
SEKTÖRÜ İÇİN DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM STRATEJİLERİ
5.1. TÜRKİYE TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ İLE 
İLGİLİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM STRATEJİLERİ.....................................101
5.1.1. Rekabet Gücünün Artırılması...........................................................102
5.1.2. Değişim ve Dönüşümün Yönetilmesi..............................................104
5.2. SEKTÖRDEKİ İŞLETMELER TARAFINDAN İZLENMESİ GEREKEN 
STRATEJİLER............................................................................................1065.2.1. Üretim Stratejilerinde Değişim Sağlanmalıdır.................................107
5.2.2. Tasarım Yönetiminde Değişim Sağlanmalıdır.................................110
5.2.3. Pazarlama Yönetiminde Değişim Sağlanmalıdır..............................113
5.2.3.1. Hedef Pazarların Değerlendirilmesi..............................................113
5.2.3.2. Hedef Pazarlarda Uygulanacak Stratejilerin Belirlenmesi............115
5.2.3.3. AB Pazarı İçin Öngörülen Stratejiler.............................................116
5.2.3.4. Diğer Ülkeler İçin Öngörülen Stratejiler......................................117
5.2.3.5. Ürün Çeşitlendirmesi ile İlgili Stratejiler.......................................119
5.2.3.6. Ürün ve Kalite Standartlarına Uyum Sağlanması ile
 İlgili Stratejiler................................................................................121
5.2.3.7. Etkin dağıtım Kanalları Kurulması ile İlgili Stratejiler..................122
5.2.4. Markalaşma Stratejisinde Değişim Sağlanmalıdır............................123
5.2.5. Stratejik İşbirlikleri Konusunda Değişim Sağlanmalıdır.................125
5.3. KAMU SEKTÖRÜ TARAFINDAN İZLENMESİ GEREKEN STRATEJİLER 126
5.3.1. Mevcut Üretim Şartları İyileştirilerek Üretim Maliyetlerinin 
 Azaltılması İmkânı Sağlanmalıdır......................................................128
5.3.2. Dahilde İşleme Rejimi ile İlgili Olumsuzluklar Giderilmelidir.......129
5.3.3. Haksız Rekabete Yol Açan İthalatın Denetimi Sağlanmalıdır.........130
5.3.4. Eximbank’ın İmkân ve Kaynakları Genişletilmelidir.......................131
5.3.5. Teşvik Tedbirlerinin Uygulanmasında Etkinlik Sağlanmalıdır........132
5.3.6. Eğitilmiş İnsangücü Sayısı Artırılmalıdır..........................................135
5.3.7. AR-GE ve ÜR-GE Çalışmaları Yoğunlaştırılmalıdır...........................135
5.3.8. Üniversite Sanayi İşbirliği Sağlanmalıdır..........................................137
5.3.9. Üretim Tesislerinin Toplulaştırılması (Kümelenme) 
 Sağlanmalıdır.....................................................................................139
5.3.10. Kur Politikası Yeniden Gözden Geçirilmelidir..............................141
5.3.11. İhracat ve Pazarlama Destekleri Artırılmalıdır...............................142
5.4. SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI TARAFINDAN İZLENMESİ GEREKEN
STRATEJİLER............................................................................................143
5.4.1. Sivil Toplum Kuruluşlarının Amacı, Görev ve Sorumlulukları .......143
5.4.2. Türkiye Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yapısal Özellikleri.....144
5.4.3. Sivil Toplum Kuruluşlarının Görev ve Sorumlulukları....................146
5.4.3.1. Stratejik Üstünlükler Oluşturulmasına Katkı Sağlanmalıdır........146
5.4.3.2. İşbirliği Yoluyla Güç Oluşturulmalıdır..........................................147
5.4.3.3. Sektörel Tanıtım ve Pazarlamada Yeni Stratejiler Geliştirilmelidir149
5.4.3.4. Türkiye İmajının Güçlendirilmesi ve Marka Oluşturulması 
 Amaçlanmalıdır...............................................................................151
5.4.3.5. Internet ve Bilgi Teknolojilerinden Yararlanılması
Kolaylaştırılmalıdır ..........................................................................154
5.4.3.6. Kıyaslama Yoluyla Sürekli İyileşme Sağlanmalıdır........................156
YARARLANILAN KAYNAKLAR....................................................................1587
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
BAŞKAN’DAN MESAJ
MÜSİAD kurulduğu günden bugüne kadar farklı sektörlerin sorunlarını gündeme 
taşıyan, bu sektörlerin sorunlarına çözüm arayan ve öneriler sunan bir çok 
araştırma raporu hazırlamış ve yayınlamıştır. 
Anadolu’nun farklı merkezlerinde Sektör Kurullarımızın gerçekleştirdiği 
“Genişletilmiş İstişare Toplantılarında” da söz konusu sektörle ilgili durum 
tespiti yapılmakta ve hem hükümete hem de iş adamlarına yeni bir bakış açısı 
sunulmaktadır. Elinizdeki bu raporda küreselleşmenin etkisiyle en büyük 
sıkıntıların yaşandığı tekstil sektörü ile çok detaylı bir çalışma neticesinde 
hazırlanmış ve sizlere ulaştırılmıştır. 
Emek yoğun sektörlerin başında gelen tekstil sektörü özellikle 1970’lerden 
bugüne kadar Türk ekonomisinin lokomotifliğini yürütmüş ve bunun bir sonucu 
olarak Türkiye, tekstil ürünleri ihraç eden bir ülke haline gelmiştir. 
Hazır giyim, konfeksiyon ve deri gibi alt sektörlerle birlikte genel olarak ele alındığında 
tekstil sektörü Türkiye ekonomisinin en büyük net döviz girdisini, en fazla istihdamı 
en yüksek üretim gücünü sağlamaktadır. 2007 yılında yapılan 107 milyar dolarlık 
ihracatımızın yaklaşık 23 milyar dolarlık kısmı tekstil sektöründe gerçekleştirilmiştir. 
Ulaşılan bu rakamlarla birlikte Türkiye, dünya tekstil piyasası içinde hazır giyimde 
dördüncü, tekstilde sekizinci büyük ihracatçı konumundadır. Ayrıca İtalya’nın 
ardından AB’nin ikinci büyük tedarikçisi konumuna gelmiştir. Gelinen bu noktalara 
hiç de kolay ulaşılmamıştır. Bu sebeple rakiplerimize karşı sağladığımız bu 
üstünlüklerimizin farkına vararak öncelikle mevcut pozisyonumuz korunmalıdır. 
Değişen küresel ihtiyaçlara uygun olarak sektördeki durumumuz çok acil olarak 
bir kez daha gözden geçirilmelidir. Bu sebeple, girdileri azaltmak adına “verimlilik” 
artışı sağlanmalı, katma değerin yükseltilmesi için “yenilikçiliğe” önem verilmeli, 
moda ve marka oluşturma konusunda alt yapı çalışmaları geliştirilmelidir. 
Sektördeki değişim ve dönüşümün gerçekleştirilmesinde devletin rolü elbette 
önemlidir. Ancak devletten beklenebilecek en önemli destek, yatırım ortamının 
iyileştirilmesi ve rakiplerimizle mücadelede eşit güçlere sahip olmamızı 
sağlamasıdır. Bu amaçla ülkemizde ilk defa hazırlanan “Tekstil ve Deri Sektörü 
Eylem Planı” sevindirici gelişmeler olarak izlenmektedir. Ancak önemli olan bu 
eylem planında yer almayan bazı eksikliklerin giderilmesi ve bir an önce sektöre 
ivme kazandıracak uygulamaların hayata geçirilmesidir. Bu minvalde, MÜSİAD 
bu çalışmayı hazırlayarak, tekstil sektörünün önümüzdeki yıllarda yürüteceği 
stratejinin, yol haritasının belirlenmesine ve Eylem Planındaki eksikliklerin 
giderilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. 
Bu vesileyle, raporu hazırlayan Yrd.Doç.Dr.Kahraman Arslan’a, raporun 
hazırlanma ve yayın sürecine katkılarından dolayı Tekstil ve Deri Sektör Kurulu 
Başkanı Ömer Mete Sümer’e, raporun basımına katkıda bulunan herkese 
teşekkür ediyor, çalışmanın hem Türk tekstil sektörüne hem de ülkemize hayırlar 
getirmesini temenni ediyorum. 
Ömer Cihad VARDAN
MÜSİAD Genel Başkanı9
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
ÖNSÖZ
Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörü sağladığı büyük istihdam olanakları, 
üretim sürecinde yaratmış olduğu katma değer ve uluslararası ticaretteki ağırlığı 
sebebiyle ekonomik kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayi dalıdır. 
Bunun yanında, ihracat gelirleri içindeki yüksek payı nedeniyle ülkemizin kolayca 
vazgeçemediği bir sektör olma özelliğini sürdürmektedir.
Türkiye’nin sanayileşme tabanı “tekstil ve hazır giyim” sektörü üzerine inşa 
edilmiştir. Bu yapıyı bir günde değiştirmek ve sektörde faaliyet gösteren 50.000 
civarındaki işletmeyi görmezden gelmek ya da “ne halleri varsa görsünler” demek 
mümkün değildir. 
İster gelişmiş olsun, ister gelişmekte olsun tüm ülkelerde tekstil ve hazır giyim 
sektörü geçmişte olduğu gibi bugün de önemini korumaktadır, gelecekte de 
koruyacaktır. Bu yüzdendir ki hemen her ülke bu sektördeki rekabet gücünü 
korumak ve geliştirmek için yoğun çaba sarf etmektedir.
Türkiye’nin de bu eğilimlere paralel olarak tekstil ve hazır giyim sektöründe gerekli 
olan yapısal değişim ve dönüşümü gerçekleştirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. 
İçinde bulunduğumuz global kriz ortamı ve dünya piyasalarında giderek artan 
rekabet de, sektörün dinamik bir yapıya kavuşmasını zorunlu kılmaktadır.
Gelinen noktada Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün önemli bir darboğazın 
ve yol ayrımının eşiğinde olduğu aşikardır. Sektörde yaşanacak sorunların 
aynı ölçüde Türk ekonomisinin performansına yansıyacağı da muhakkaktır. 
Bu durumda, sektördeki mevcut ve muhtemel sorunların aşılması ve rekabet 
gücümüzün korunması için yeni bir “yol haritası” hazırlanması gerekmektedir.
Genel olarak ülke ekonomisinde ve hemen her sektörde somut ve gerçekçi 
çözümler üreterek ilgili sektörün yoluna devam edebilmesi için yol gösterici bir 
misyon üstlenmiş olan MÜSİAD, bu misyonuna bağlı olarak Türk tekstil ve hazır 
giyim sektörünün içinde bulunduğu durumu ve sektörün gelecek stratejilerini 
değerlendirmek amacıyla “Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Dönüşüm 
Stratejileri ve Yeni Yol Haritası” çalışmasını hazırlamıştır.
Çalışmayı hazırlayan sektör kurulu üyemiz Yrd.Doç.Dr.Kahraman Arslan’a, çalışmaya 
katkı sağlayan üyelerimize, MÜSİAD Yönetim Kuruluna ve Genel Sekreterliğine 
teşekkürlerimi sunuyor, bu çalışmanın ve 22 Kasım 2008 tarihinde Bursa’da 
düzenleyeceğimiz MÜSİAD TEKSTİL VE DERİ FORUMU’nun sektörümüze, tüm 
işletmelerimize ve kamu otoritelerine faydalı olmasını diliyorum. 
Saygılarımla,
Ömer Mete SÜMER
MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu Başkanı11
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
SUNUŞ
Tekstil ve hazır giyim sektörü sağladığı istihdam olanakları, üretim sürecinde 
yaratmış olduğu katma değer ve ihracatımızdaki önemli payı sebebiyle ekonomik 
kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayi dalıdır.
Sektör, 1980’li yıllardan itibaren dışa açık ekonomik büyüme modeli içinde 
ihracat odaklı gelişmeye başlamış ve dünya hazır giyim sektöründe önemli 
bir tedarikçi konumuna gelmiştir. Ancak 21.yüzyıla giren dünyamızda önemli 
değişimler yaşanmakta ve bu değişimlerden tüm ülkeler ve sektörler belirli 
ölçülerde etkilenmektedir.
Dünyada sanayileşme eğiliminin en çok etkisi altında olan tekstil ve hazır giyim 
sektörü, başlangıçta hammadde ve emek yoğun üretime dayalı iken günümüzde 
teknoloji ve sermaye yoğun hale gelmiştir. Küreselleşme sürecinin de etkisi ile 
son yıllarda önemli değişimlerin yaşandığı bu sektörde, temel girdilere sahip 
olan ülkelerin maliyet avantajı sektördeki rekabet üstünlüğünü belirleyen unsur 
olmaktan çıkmış, rekabetin belirleyicisi teknoloji, marka ve tasarım üstünlüğü 
olmuştur.
Dünya ölçeğinde yaşanan global krizin muhtemel etkilerini de dikkate alarak 
Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe yeni bir değişim-dönüşüm stratejisinin 
uygulanması ve Türkiye’nin tedarikçi ülke sıfatından piyasa yapıcı ülke statüsüne 
geçme zamanı gelmiştir. Bu değişim ve dönüşümün sağlanmasında, başta 
sektördeki işletmeler olmak üzere devlete ve sivil toplum kuruluşlarına büyük 
görevler düşmektedir.
Bu çalışmada Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut durumu ve rekabet 
yapısı ortaya konulmuş ve küreselleşme sürecinde değişen yeni koşullar 
çerçevesinde sektörün gelecekle ilgili stratejilerinin oluşturulmasında işletmeler, 
kamu kesimi ve sivil toplum kuruluşları tarafından izlenmesi gereken stratejiler 
belirlenmeye çalışılmıştır. 
Çalışmanın üyelerimize, sektörde yer alan firmalarımıza, sektör temsilcilerine ve 
kamu yetkililerine yararlı olmasını diliyorum.
Saygılarımla,
Yrd. Doç. Dr. Kahraman Arslan13
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
YÖNETİCİ ÖZETİ
Dünyadaki Gelişmeler
Tekstil ve hazır giyim ürünleri üretimi ve ticareti, özellikle 1970’li yıllardan itibaren gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kaymış ve gelişmekte olan ülkelerde ekonominin itici gücü ve istihdamın temel kaynağı olmuştur. 
Bununla beraber İtalya, ABD ve AB ülkeleri gibi gelişmiş sanayi ülkeleri hala 
güçlü ihracatçı ülkelerdir. Son yıllarda gerçekleştirilen teknolojik gelişmeler ve 
yapısal değişiklikler sonucu sektör bu ülkelerde sermaye yoğun bir sanayi dalı 
haline dönüşmüş ve teknik tekstiller ve akıllı tekstiller gibi katma değeri yüksek 
ürünlerin üretimine yönelmiştir. 
Günümüzde tekstil ve hazır giyim sanayi, gelişmekte olan ülkelerin hakimiyeti 
altındadır. Özellikle Çin ve Asya ülkelerinin etkisi gün geçtikçe artmaktadır. Çin’in 2005 
yılı itibariyle ABD’deki pazar payı %26,5, AB pazarındaki payı ise %14,3’e ulaşmıştır. 
Japon tekstil ve konfeksiyon ihtiyacının %73’ünü de tek başına Çin sağlamaktadır. 
Çin’in 2005 yılı tekstil ve hazır giyim ihracatı 144 milyon dolara ulaşmıştır. 
Türkiye dünya tekstil ihracatındaki %3,5, hazır giyim ihracatındaki %3,9’luk payı 
ile hazır giyimde dördüncü, tekstilde sekizinci büyük ihracatçı konumundadır. 
Dünya hazır giyim sektöründeki global ticareti, gelişmiş ülkelerin ithalatı belirlemektedir. Genel tüketim eğilimlerine bakıldığında gelişmiş pazarlarda üretimin 
daralması ve tüketimin genişlemesi ve dünya hazır giyim ihracatının 160 milyar 
dolar artarak 2015 yılında yaklaşık 470 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. 
Çin, sahip olduğu rekabet üstünlükleri dolayısıyla dünya pazarlarındaki payını 
sürekli olarak genişletmektedir. Önümüzdeki yıllarda dünya pazarının %45’ine 
sahip olması beklenmektedir. 
Kotaların kalkması ile birlikte Çin’in yanında karlı çıkan diğer iki ülke Hindistan 
ve Bangladeş olmuştur. Türkiye, Meksika ve Latin Amerika ülkeleri ise olumsuz 
yönde etkilenmiştir. 
Türkiye’deki Gelişmeler
Türk ekonomisinde 1980’li yıllardan itibaren gözlenen yeniden yapılanma ve dışa 
açılma çabaları sonucu tekstil ve hazır giyim sektörü tarımdan sonra en büyük 
istihdama sahip (yaklaşık 2 milyon kişi) sanayi dalıdır ve toplam ihracat gelirl-14
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
erimizin yaklaşık beşte birini sağlamaktadır. 2007 yılı ihracatımızın toplamı 22,6 
milyar dolara ulaşmıştır. 
Bu gelişmeler sonucu Türkiye’nin dünya pazarlarındaki payı artmış ve dünyanın 
en büyük dördüncü hazır giyim tedarikçisi durumuna yükselmiş, İtalya’nın 
ardından AB’nin ikinci büyük tedarikçisi konumuna gelmiştir. 
Tekstil ve hazır giyim sektörü birlikte değerlendirildiğinde gayrisafi yurt içi hasıla, 
imalat sanayi üretimindeki payı, ihracat, ekonomiye sağladığı net döviz girdisi, 
istihdam, yatırım hacmi, dışa açıklık ve makro ekonomik büyüklükler açısından 
Türkiye’nin lokomotif sektörü konumundadır. Bu nedenle tekstil ve hazır giyim 
sektörünü görmezden gelme ya da bir kenara bırakma lüksümüz yoktur. 
Tekstil ve hazır giyim ihracatımızın %70’i AB ülkelerine yapılmaktadır. AB dışında 
diğer Avrupa ülkeleri, Rusya, Ukrayna ve Kuzey Afrika ülkeleri başlıca ihraç 
pazarlarımızı oluşturmaktadır. 
İhracatımızın ürün gruplarına göre dağılımında ise örme konfeksiyon mamulleri 
%51 gibi önemli bir yer tutmaktadır. Dokuma konfeksiyon ürünlerinin payı %35, 
diğer hazır eşyaların payı ise %14 olarak hesaplanmıştır. 
Örme giyim ihracatımızın %40’ı basic olarak değerlendirilen tişört, fanila, atlet 
ve diğer iç giyim ürünlerinden oluşmaktadır. Bu ürünler ucuz ve üretimi kolay 
olan ürünlerdir. Bunların dışında kazak, hırka, süveter (%20) ve çoraplarla (%10) 
birlikte toplam ihracatımızın %70’ini bu üç ürün grubu teşkil etmektedir. 
Bu bilgiler, Türkiye’nin sanıldığı gibi çok çeşitli ve özellikli ürünler değil, daha çok 
basic ve ucuz ürünler ihraç ettiğini göstermektedir. Talep yapısı itibariyle bu ürünlerde fiyatlar düşüş eğilimindedir. Dolayısıyla Türkiye, fiyatın düşüş eğiliminde 
olduğu basic ürünlerde ihracata devam ettiği sürece sadece Çin değil, Meksika, 
Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Tunus, Fas ve Mısır gibi çok düşük 
fiyatlarla bu ürünleri imal eden ülkelerle de karşı karşıya kalmış olacaktır. 
Yapılan tahminlere göre Türkiye’nin hazır giyim ihracatının 2015 yılına kadar 
dalgalı bir seyirle artış göstermesi ve 2015 yılında 24,3 milyar dolara ulaşması 
beklenmektedir. Bunun için anılan dönemde sektörün tedarikçi yapıdan piyasa 
yapıcı yapıya dönüşümünün sağlanması ön koşuldur. 
AB pazarı ana pazar olmayı sürdürmeye devam edecektir. İkinci önemli pazar 
ise, hızla genişletilmesi öngörülen çevre ve komşu ülkeler ağırlıklı “diğer ülkeler” 
pazarları olacaktır. 15
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
İhracatın yanı sıra hazır giyim sektörünün iç tüketime yönelik kapasitesi de 
büyük önem taşımaktadır. Kişisel gelirlerin artışı, perakende pazarının gelişimi 
ve yabancı marka ve ürünlerin ülkeye girişi ile birlikte hazır giyim iç pazarı da 
dinamik bir yapıya kavuşmuştur. Dolayısıyla iç pazar da ihracat kadar önemlidir 
ve 2015 yılında hazır giyim harcamalarının 24,7 milyar dolara ulaşacağı tahmin 
edilmektedir. 
Tekstil ve hazır giyim sektörünün ekonomide öncü rolünü koruyabilmesi ve 
sürdürebilmesi için mevcut rekabet gücünü koruması ve geliştirmesi gerekmektedir. Bugüne kadar sahip olduğu en önemli avantaj, en yakın pazarı ve rakibi 
olan AB ülkeleri karşısında maliyetlerini daha düşük tutabilmesi olmuştur. Maliyetler dışında pazara yakınlık, hızlı teslimat, kolay iletişim, esnek üretim yapısı, 
liberal kambiyo rejimi, kalifiye işgücü vs. gibi çeşitli üstünlüklere sahiptir. 
Ancak bugün gelinen noktada üretim maliyetlerinin yüksekliği sektörün en 
büyük sorunu haline gelmiştir. Özellikle işçilik ve enerji maliyetleri nedeniyle Çin, Hindistan, Bangladeş gibi ülkelerle rekabet etme şansı kalmamıştır. 
Son dönemde yaşanan mali kriz de üretim için gerekli finansman olanaklarını 
daraltmıştır. 
Bu noktada ana hedef, ucuz standart ürünler yerine katma değeri yüksek olan 
pahalı moda-marka ürünlere yönelmek olmalıdır. Ancak bu hedef, kısa sürede ve 
işletmelerin tek başlarına gerçekleştirebilecekleri bir hedef değildir. Bunun için 
başta işletmeler olmak üzere devlete ve sektörün temsilcileri olan sivil toplum 
kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. 
Sektördeki İşletmelere Düşen Görevler
Küresel rekabet ortamında rekabet gücü sağlamanın yolu “en az girdi ile en fazla katma değeri yaratabilme” yeteneğini geliştirmekten geçmektedir. Girdileri azaltmak için “verimlilik” artışının sağlanması, katma değerin yükseltilmesi 
için “yenilik ve yaratıcılık” gerekmektedir. 
Sektörün halihazırda rekabet yeteneği vardır ve gerekli ve yeterli altyapıya sahiptir. Ancak sıradan ve basit ürünler üreterek Çin ve Hindistan gibi ülkelerle rekabet şansı kalmamıştır. Gelinen noktada yapılması gereken şey, gelişmiş ülkelerin 
izlediği yolu izlemek ve yüksek katma değerli moda-marka ürünler, teknik tekstiller, akıllı tekstiller gibi yeni üretim alanlarına yönelmektedir. 
Bu gerçekten hareketle Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün fiyat-maliyet 
sarmalından kurtarılması ve teknoloji ve bilgi bazlı ürünlerin üretildiği ve satıldığı yeni 
bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Bu ise değişim ve dönüşüm demektir. 
“Buzağı da Bağışlasalar Yularını Takmak Sana Düşer”16
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
Sektördeki değişim ve dönüşümün gerçekleştirilmesinde devletin rolü elbette 
önemlidir ve devlete önemli görevler düşmektedir. Ancak devletten beklenebilecek en önemli destek, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve rakiplerimizle mü-
cadelede eşit güçlere sahip olmamızı sağlamasıdır. 
Bu amaçla ülkemizde ilk defa olmak üzere “Tekstil ve Deri Sektörü Eylem Planı” 
hazırlanmış ve sektöre özel teşvik tedbirleri uygulaması öngörülmüştür. Bu tedbirlerin yeterliliği konusu tartışılabilir. Ancak bundan daha önemlisi, sektörde 
faaliyet gösteren işletmelerin değişim-dönüşüm arzusudur. 
Türk tekstil ve hazır giyim sektörü, içinde bulunduğu koşullarda yeniden 
konumlandırma ve yeniden yapılanma sürecine odaklanmak zorundadır. 
Yeniden konumlanma piyasa yapıcı yapıya geçiş anlamına gelmektedir. Bu anlamda sorulması gereken soru “yaptığım işi daha iyi yapabilir miyim?” sorusu 
olacaktır. Bu soru sürekli gelişme ve iyileştirmenin yolunu açan bir sorudur.
Bu soruya verilecek cevaplar, işletmelerin geleceğini belirleyecek ve hangi 
türde işletme haline dönüşeceğine kara vermesini kolaylaştıracaktır. Değişim ve 
dönüşümü gerçekleştirerek ayakta kalmak isteyecek işletmelerin izleyeceği belli 
başlı beş strateji vardır:
1. Üretim stratejilerinde değişim
2. Tasarım stratejilerinde değişim
3. Pazarlama stratejilerinde değişim
4. Markalaşma stratejilerinde değişim
5. İşbirliği stratejilerinde değişim
Günümüzde teknoloji ve bilişim sistemlerindeki gelişmeler, işletmelerin 
üretim faaliyetlerini de etkilemekte ve üretimde yeni teknolojiler ve yöntemler 
kullanılmaktadır. Tepkisel üretim, yalın üretim, çevik üretim gibi adlarla 
isimlendirilen bu sistemlerin temel amacı, “yaptığım işi daha iyi yapabilir miyim?” 
sorusuna en iyi cevabı bulmaktır. 
Tasarım yönetimi; üretim, kalite ve pazarlama ile doğrudan ilişkilidir ve rekabet gücünü artırıcı, yeni pazarlar kazandırıcı, karlılığı yükseltici bir unsurdur. 
Tüketiciyi tatmin edecek tarzda ürünler tasarlanmadığı sürece, üretim teknolojisi, finans ve pazarlamadaki başarılar hiçbir işe yaramayacaktır.
Tasarım, “bir fikri ürüne dönüştürme çabası”dır. “size önem veriyoruz” 
demektir. “Düz yazıyı şiire çevirmek, ürüne anlam ve değer vermektir”. 17
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
Bu nedenle bugün kendisini, işletmesini ve markasını geliştirmek isteyen her 
yöneticinin yüzleşeceği en kritik kararlardan biri “tasarım stratejisi”dir.
İşletmelerimizin uygulaması gereken üçüncü önemli strateji, pazarlama ve 
dağıtım kanalları stratejisidir. Bu kapsamda hedef pazarların doğru belirlenmesi, bu pazarlarla ilgili derinlemesine araştırmalar yapılması, pazarın istediği 
ürün çeşitlemesine gidilmesi, kalite standartlarına uyum sağlanması, dağıtım 
kanallarında etkin olunması suretiyle “ürün odaklı” olmaktan çıkıp “pazar 
odaklı” bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.
Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün uzun süreden beri yaşadığı ve 
çözümleyemediği sorunların başında moda ve marka yaratma gelmektedir. 
Taklitçilik ve takipçilik bu konudaki en büyük engeldir. Bu engelin aşılabilmesi 
için markalaşmanın uzun bir süreç olduğunun kabulü ile hareket etmek ve 
işletmelerde buna göre değişim ve dönüşüm stratejisi uygulamak suretiyle 
“kıdemli fasoncu” olma tuzağından kurtulmak mümkündür. 
Marka oluşturma konusunda sektörde bir karmaşa ve bilinçsizlik sözkonusudur. 
Bir yanda amaca çok da hizmet etmeyen konferanslar ve yazılar, diğer yanda ise bilinçsiz ve amaçsız gayretler görülmektedir. Fakat bu noktada kusuru işletmelerde 
aramak doğru değildir. Çünkü bu iş sektördeki işletmelerin tek başına altından 
kalkabileceği bir konu değildir. Hem devletin, hem de ve özellikle sivil toplum 
kuruluşlarının bu konuda öncülük etmesi ve destek sağlaması ile mümkündür. 
Stratejik işbirlikleri son yıllarda giderek yaygınlaşan ve işletmeler arasında çeşitli 
şekillerde ortaya çıkan dayanışma ve kaynak birleştirme faaliyetlerinin genel 
adıdır. Bu suretle işletmeler aynı dağıtım kanallarını kullanma, ortak yatırım yapma, ortak bilgi bankası kurma, Ar-Ge, Ür-Ge çalışmaları yapma, satınalma ve satış 
yetkisi verme şeklinde işbirlikleri yapmakta ve “sinerji” oluşturmaktadırlar. 
Ülkemizde hemen her toplantıda birlik ve beraberlikten, stratejik ittifakların 
öneminden söz edilmesine karşın bu alanda henüz ciddi girişimlere 
rastlanılmamaktadır. Bunun için işletme yöneticilerimizin önce düşünce yapılarını 
değiştirmeleri gerekmektedir. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda 
yol göstermesi ve öncülük etmesi lazımdır. 
Yukarıda kısaca belirtilen değişim-dönüşüm stratejileri gerçekleştirildiği taktirde 
işletmelerimizin gelecekten korkmaması ve “geleceği kucaklaması”nın yolu 
açılacaktır. Aksi halde hem iç hem de dış pazarlarda “ürün” üretenler sınıfından 
“değer üretenler sınıfına geçemeyenler yine “çırak çıkacak”lardır. 18
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
Devlete Düşen Görevler
Hemen her sektördeki işletmelerimizin ve onların temsilcileri olan sivil toplum 
kuruluşlarının başları sıkıştığında ilk başvurdukları ve genellikle de talepkar 
oldukları kuruluşların başında kamu kurum ve kuruluşları yer almaktadır. Kamunun görevi sektörün ya da işletmelerin özel sorunlarını çözmek değil, yatırım 
ortamının ve rekabet koşullarının iyileştirilmesini sağlamaktır. 
Devlete düşen görevler konusunda bugüne kadar hemen her toplantıda, konferansta, raporlarda devletten beklenenler yıllardan beri dile getirilmektedir. Bu 
nedenle burada tekrar aynı şeylerin üzerinde durulması yerine önemli unsurlar 
ana başlıklar itibariyle sıralanmıştır. Fakat orta ve uzun vadeli bu sorunların çözü-
münden önce içinde bulunduğumuz kriz ortamında yapılacak en acil şey KOBİ’ler 
için kredi imkanlarının acilen genişletilmesi ve vergi yüklerinin azaltılmasıdır. 
“Dil, çürük dişin etrafında oynar”
Tekstil ve hazır giyim sektöründe rekabet gücünün azalmasına yol açan en 
önemli etken maliyet artışlarıdır. Maliyetle içinde hammadde ve yardımcı maddelerin payı yaklaşık %50 civarındadır ve devletin bu konuda yapabileceği fazla 
bir şey yoktur. Geriye işçilik ve enerji maliyetleri kalmaktadır. İşçilik ve enerji 
maliyetleri rakiplerimizden kat be kat fazladır. Bu nedenle hemen her fırsatta ve 
haklı olarak bu konu gündeme getirilmektedir. Bu nedenle istihdam ve enerji 
maliyetlerindeki sorunlar çözümlenerek bu konu gündemden kaldırılmalıdır. 
Bu önemli konunun dışında;
- Dahilde işleme rejimi ile ilgili olumsuzlukların giderilmesi,
- Haksız rekabete yol açan ithalatın daha sıkı denetlenmesi,
- Eximbank’ın imkan ve kaynaklarının genişletilmesi, 
- Teşvik tedbirlerinin ve devlet desteklerinin uygulanmasında etkinlik 
sağlanması,
- Eğitilmiş işgücü sayısının artırılması,
- Üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarının 
yoğunlaştırılması,
- Üretim tesislerinin toplulaştırılması
gibi daha çok orta ve uzun vadeli talepler mevcuttur. Ancak bütün bunların 
gerçekleştirilmesi, sivil toplum kuruluşlarının bu alanlarda yapacağı çalışmalara 
ve proaktif olmalarına bağlıdır. Sadece sorunları tespit edip çözümü devlete 
bırakmak modası geçmiş bir uygulamadır ve sonuç vermediği görülmüştür. 19
Küresel Rekabet Baskısı Altında Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Yeni Yol Haritası
Sivil Toplum Kuruluşlarına Düşen Görevler
Yakın zamana kadar sektörel nitelik ve niceliğin saptanması, planlama ve benzeri 
tüm fonksiyonları tek başına yürüten kamu otoritesinin, artık bu işlevleri sektördeki işletmelere ve bu işletmelerin temsilcileri olan sivil inisiyatifle ortaklaşa yürütmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu dönüşümü sağlama sorumluluğunu üstlenmiş 
bulunan tekstil ve hazır giyim sektörünün yöneticileri, sivil yerel inisiyatifin itici 
gücünü doğru değerlendiren bir yapılanmayı geciktirmeden hayata geçirmek 
zorundadır. Üyesi olmayı hedeflediğimiz Avrupa Birliği’nin ilkeleri bağlamında da 
sivil inisiyatiflerin ve sivil toplum örgütlerinin önemi, tüm politikaların oluşumu 
ve yönlendirilmesinde etkilerini göstermektedir. 
Bu anlamda dünyadaki yeni eğilim, rekabet gücü olan, müşteri memnuniyetini ön 
plana alan, sürdürülebilir bir gelişme ve planlama ile küresel eğilimleri yakalayabilen, hedef planlama ve pazarlama yapabilen, çevre dostu, gelişmeye özen gösteren, özel sektör katılımını ve yaratıcılığını artırarak devletin yükünü hafifleten 
“stratejik planlama” türü planlama-projelendirme-yönetim sistemi oluşturan, 
paylaşımcı proje yönetimine önem veren uygulama stratejilerini geliştirmektir. 
Artan rekabet ortamında, ülke geleceğinin en önemli ekonomik ve sosyal sektörü olan tekstil ve hazır giyim sektöründe, kararlar alabilmek ve uygulayabilmek 
için güçlü yerel sivil girişimlerin aktif olarak yer aldığı bir planlama sürecinin 
sektöre öncülük etmesi kaçınılmazdır. 
Yerel ve bölgesel boyutta girişimde bulunmak sorumluluğunu üstlenen sektör 
kuruluşları-sivil toplum örgütleri-kamu işbirliği içinde vizyon geliştirmek ve uygulanabilir projeler üretmek zorundadır. Bu noktada sektörel envanterin saptanması, 
sektörel değerlendirme ve iyileştirmeler için projeler geliştirilmelidir. Bu projelerin merkezi yönetimden tabana yöneltilen şekilde değil, tabandan merkeze yönelen bir sistem içinde oluşturulmasına özen gösterilmeli ve sektörel sahiplenme 
esas alınmalıdır. Böyle bir sistemin temel yapısı şüphesiz STK’lar olmalıdır. 
“Meşgul olmak yeterli değil, asıl sorun ne ile meşgul olunduğudur”
Sivil toplum kuruluşlarının temel görevi, toplumun ve ilgili sektörün yararı için 
çalışmalar yapmak ve problem olarak tespit edilen alanlarda kamuoyunu ve ilgilileri harekete geçirmek suretiyle o sorunun çözümünü sağlamaktır. Böylece 
s