Whatsapp Tekstil Kursları Destek Hattı

Modayı Kimler Belirler?

İnsanlara para deyince aklınıza hangi otorite geliyor diye sorsanız birçok kişi hiç düşünmeden IMF der. Savaş derseniz NATO der. Uzay dediğimizde NASA. Peki bu elbise, ayakkabı ve aksesuar modası akımını kim belirliyor? Modanın otoritesi kim? Bu konu hakkında hemen hemen herkesin kafasında kocaman bir soru işareti var ve sağlıklı bir bilgi bulmak zor. Derimarket Blog olarak olaya el attık ve kafanızdaki soruların tüm yanıtlarını aşağıdaki yazımızda bulacaksınız!
Birçok kişi, ünlü film yıldızlarının, pop starların, müzisyenlerin ya da bir şekilde şov camiasında göz önünde bulunan ve neden bulunduğunu bilmediğimiz saçma şahsiyetlerin modayı etkilediğini ya da moda üzerinde belirleyici etkisi olduğunu düşünür. Bu genel olarak doğru bir düşüncedir ama perde arkasında bu ünlüleri giydiren ünlü modacılar ve moda evleri ve bu ünlü modacıların ve moda evlerinin bağlı olduğu büyük moda organizasyonları var. Konuyu kısaca böyle özetleyebiliriz ancak işin perde arkası gerçekten büyüleyici. Hazırsanız başlayalım…
Moda Organizasyonları
 
Moda organizasyonlarının başlıcaları Intercolor ve merkezi Paris’te bulunan Uluslararası Moda Federasyonu’dur. Bu kurumlar her zaman 2 yıl sonrasının modasını biliyorlar daha doğrusu 2 yıl sonranın modasına karar vermiş oluyorlar. Moda belirlenirken ilk önce kumaş seçimi yapılıyor. Eğer 2012 yılında fazla pamuk hasatı varsa; pamuk sektörünün milyarder  patronu, moda organizasyonlarıyla masaya oturuyor ve diyor ki el atın şu pamuk stoğunu eritelim(!) Böylece kullanılacak kumaşın türü belirlenmiş oluyor.
Moda organizasyonları ile masaya oturan gerçek bir kuruluşa örnek olarak WOOLMARK’ı verebiliriz. WOOLMARK, Avustralya ve Yeni Zellanda koyun üreticilerinin ve bu koyunların yününü kullanarak üretim yapan her sektörden firmanın toplandığı bir organizasyon. 2012 kış modasında öne çıkan ürünler arasında yünlü ürünler var. Yoksa?!
Kullanılacak kumaşın içeriği belli olduktan sonra sıra renge geliyor ve tam burada devreye Intercolor giriyor. Intercolor kendisini “Uluslararası Renk Komisyonu” olarak tanımlıyor.
Tabii ki moda sadece sadece pamuk, yün vb. sektörlerin stok durumuna ya da Intercolor’un belirlediği renklerle bitmiyor. Yani bu kadar kolay değil. Moda Organizasyonlarına bağlı olarak çalışan profesyonel toplum mühendisleri bulunuyor. Bunlar dünyadaki savaş, açlık, deprem, hava durumu, politika vb. gelişmeleri dikkatle takip ediyorlar ve gelişmelerin toplumlar üzerindeki etkilerini bir rapor halinde sunuyorlar. Mesela savaş zamanlarında insanlar siyah ve gri tonlarında giyinme eğilimindedirler.
Tüm bu bilgiler bir araya toplanıyor ve moda belirleniyor. Bundan sonra moda federasyonları trendsetter ( trend belirleyiciler ) dediğimiz modacıları ya da moda evlerini bu konu hakkında bilgilendiriyor.
Moda Belirleyiciler ( Trendsetter )
 
Elinde gelecek sezon kırmızı renk, yünlü ve geometrik desenli kumaşların trend olacağı bilgisini ( böyle bir bilgi yok, örnek olarak yazdık ) bulunduran modacılar ve moda evleri başlıyor binlerce tasarım çıkarmaya… Bunların en güzel ve uç olanları defileler ve reklam kampanyalarında kullanılıyor, bu uç tasarımlara yakın normal hayatta giyilebilecek olan tasarımlar ise mağaza vitrinlerinde yerini alıyor.
Markalar yaptıkları tasarımlarını ön plana çıkarmak için film yıldızlarını, pop starları, müzisyenleri kullanıyorlar. Milyonlarca dolarlık reklam ve defile harcamaları yapıyorlar. Göz önünde olabilmek ve moda camiasında kabul görebilmek için onlarca yöntemleri var.
Ancak nihai kararın son kullanıcıda olduğunu belirtmek istiyoruz. Düşünsenize, toplum mühendisleri, milyarder moda patronları, modacılar, ünlüler ve bu sektörün içinde olan onbinlerce insan size o gömleği giydirebilmek için çalışıyor. Ancak, ağzınızdan çıkan o “beğenmedim” lafı tüm emeklerin sonu oluyor
Vblog.derimarket.net