NUTRİA NEDİR?
Güney Amerika orijinlidir. Dış görünüşü kuduzu andırdığından “Şili kastoru”, “Güney Amerika kunduzu” veya “Bataklık kunduzu”olarak adlandırılır. Zoolojik olarak lik defa 1872 yılında Şili’li J.I. Molina tarafından tarif edilmiştir. Yeni sınırlandırmaya göre Oktodentidae familyasının Capromyidae sub familyasına dahildir.
Atlantik’ ten, Pasifik Okyanusuna kadar bütün güney memleketlerde ve 24-50 güney enlemindeki yüksek dağlarda bulunur. Vahşi halde su bitkilerinin fazla olduğu, az derin ve sakin sularda yaşar. Bataklık ve su birikintileri kenarında fazla rastlanır. Süratli akan suları sevmez. Yuvası nehirlerin içindedir. Suyun sıcaklığından fazla etkilenmez. Sadece subtropikal sıcak sularda değil, her yıl donan sularda yaşar. Aynı şekilde yalnız tatlı sularda değil çok kuvvetli alkali sularda bile yaşayabilir. Yani suyun kimyasal kompozisyonu nutriayı etkilemez.
Bazı bakımlardan Kuzey Amerika kunduzuna benzerse de ondan daha küçük, tavşan büyüklüğünde bir kemiricidir. Vücut uzunluğu 60 cm, kuyruğu ise 30-35 cm arasındadır. Kısa, kalın vücutlu, kısa-kuvvetli boyunlu, uzun-geniş başlı, yuvarlak burunludur. Tam gelişmiş erkek bir nutria 9-10 kg dişi ise 6,5-9 kg canlı ağırlıktadır. Dudakları dişlerini örtmez. Ağzının gerisindeki deliği kapatabilmesi hayvana gıdasını suda sağlamasını yani su altında yem yemesini sağlar. Böylece solunum organlarına su kaçmaz. Gözleri orta büyüklükte, biraz dışarıya fırlamıştır. Kulakları tüysüz, küçük, yuvarlak ve uzunluğu genişliğinden pek az farklıdır. Ayakları kısa ve kuvvetlidir. Her ayakta 5 parmak vardır. Arka yak parmakları ön ayak parmaklarından uzundur ve uzun, yassı tırnakları vardır. Arka ayak parmakları birbirine perde ile bağlıdır. Arka ayaklar, önlerden çok daha uzundur. Nutria çok iyi yüzer ve su altında dakikalarca kalabilir. Ağzın ön kısmında dört adet çok kuvvetli kesici diş vardır. Bu dişler zamanla turunç kırmızısı renge dönüşürler ve hayvanda acayip bir görünüm meydana getirirler. Nutrialar bu dişlerle etrafındaki ağaçlara zarar verirler. Ağzın etrafında uzun bıyıklar bulunur.
Kuyruk uzun ve düz, yuvarlaktan ziyade oval ve sert kıllar arasındaki 4 köşe pulcuklarla kaplıdır. İlk bakışta erkek ve dişiyi birbirinden ayırt etmek güçtür. Erkeğin başı daha geniş, kuyruğunun ucu daha yuvarlaktır. Dişinin ise burnu daha kıvrık ve kuyruğu daha sivridir. Erkekler genellikle dişilerden uzundur. Testisler karnın içinde gizlidir ve scrotum dışarıdan görünmez. Genital organları anüse çok yakındır. Dişi nutria’da sırt boyunca 4-5 meme bulunur. yani memeler başka hayvanlarda olduğu gibi karında değildir. Bunlar yavrularını suda emdirmeye yarar. Kürkü arasına gizlenmiş olup emme esnasında fark edilirler.
Nutria çift veya poligam olarak küçük koloniler halinde yaşar. Yuvasını su seviyesinin üstünde yapar ve bunlara geçiş su yüzeyindedir. Gıdasını su bitkileri ve kökleri, çimenler, kamış ve benzeri bitkilerle bol miktarda kaba yem teşkil eder. Balık havuzlarında, balık popülasyonuna hiç zarar vermeden yaşar.
Nutria senenin herhangi bir ayında çiftleşebilir. Kızgınlık süresi 2-4 gündür. Gebelik süresi 120-137, ortalama 128 gündür. Dişide kızgınlık her 28 günde bir tekrarlanır. 3-9 ortalama 5 yavru doğurur. 4 yaşına kadar yavrulayabilir. Yavrular liflerle kaplı ve gözleri açıktır. 6-10 hafta süt emerler. Fakat doğumdan birkaç gün sonra katı gıdaları da yemeye başlarlar. Dişi, doğumdan 1-4 gün sonra tekrar çiftleşebilir. Böylece senede 2-3 doğum mümkündür. Yavrular 6-8 ayda seksüel olgunluğa erişirlerse de bu yaşta gebe kalmayabilirler. 18-24 ayda fiziki olgunluğa erişirler.
Nutria hareketli bir hayvan olmadığı intibaını verir. Görme duygusu zayıftır. Duyma da çok hassas değildir. Ön ayak parmaklarının dokunma hissi kuvvetlidir. Ön ayaklarını bir sincap veya raccoon gibi kullanabilir. Genel olarak saldırgan tabiatta değildir. Esarette bakıcısını tanır. İnsana, yakın mesafeden kızdırılmadıkça saldırmaz. Sadece kendisini korumaya çalışır. Nutria’ nın ürkekliğinin kalıtsal bir karakter olduğu sanılmaktadır.
NUTRİA KÜRKÜNÜN ÖZELLİKLERİ
Nutria kürkü, pahalı olmayan fakat en iyi kürklerden biri olarak kabul edilir. Vizon dahil diğer kürklerle biir rekabet durumu yoktur. Kendine has sınıfı, kullanılma yeri ve fiyatı olan bir kürktür. 1872 yıllarında nutria kürkü, kürk piyasasında mevcut olmakla beraber hangi hayvana ait olduğu kesinlikle bilinmiyordu. Önceleri postlar kaliteli şapka imalatı için keçe yapımında kullanılıyordu. Üst lifleri yolma metodu öğrenilince kürk piyasasında aranmaya başlandı.
Kürkü meydana getiren lifler sık, oldukça uzun ve yumuşaktır. Kısa alt lifler vücudu ıslanmaktan korur. Bunları dağa uzun olan üst lifler örter. Bunların arasında geçit tip lifler mevcuttur. Liflerin renkleri beyazdan siyaha kadar değişiklikler gösterir. Kürkün esas rengi ise gri-kahverengidir. Bu renk tipe, mevsimlere, bulunulan çevre şartlarına göre değişir. Burundaki kıllar ve üst dudaktaki bıyıklar beyazdır.
Üst liflerin iki çeşit liften teşekkül eder. Bunlar gerçek üst lifler ve geçit lifleridir. Geçit lifler 45˚’ lik bir açı yapacak şekilde orta yerlerinden kıvrıktır ve alt liflerin kiremit gibi örterler. Her iki tip liflerde kalındır ve kürkün koruyucu tabakasını meydana getirir. Üst lifler 4-6 cm uzunlukta ve serttir. En uzun lifler sırttadır. Karın kısmındaki lifler daha kısadır. İncelikleri 45-190 mikron arasında değişir. Hakiki üst liflerin incelikleri, uzunlukları boyunca değişiklik gösterir. En ince kısmı dip kısmıdır. Ortaya doğru kalınlaşır, uçta tekrar incelerek sivri bir şekilde nihayetlenir. En kalın olduğu kısımdaki kesiti ovaldir. Sırtta karına nazaran daha fazla üst lif bulunur.
Geçit lifler, strüktür bakımından hakiki üst liflere benzerse de daha kısa ve incedirler. Bu liflerin alt yarısı hafifçe kıvrımlıdır. İnce alt lifler hayvanın vücudunu soğuk ve dış etkenlere karşı korur. Bu liflerin karın kısmında fazla olmamasının nedeni budur. Çünkü bu kısmın suya daha fazla maruzdur. Alt lifler 15-20 mm uzunluktadır ve incelikleri sırt kısmında biraz daha fazla olmak üzere 10 mikron kadardır. Lif sıklığı karın kısmında daha fazladır. Sırtta ise 80’e kadar düşer. Burada mm de 1 hakiki, 3 geçit lif bulunur. Aynı inceliğe sahip merinoslarda mm deki lif sayısı 130 dur. Karındaki sıklığa 100 dersek sıklık yanda 75, sırtta 40 dır. Özellikle liflerin uzun olduğu vücut bölgelerinde lif sıklığı azdır. Üst liflerin görevi alt kürkü korumak olduğuna göre vücudun her tarafına muntazam yayılması gerekir. Üst lifler karın kısmında daha fazla önem kazanır. Çünkü kürkün en kıymetli yeri burasıdır. Nutrianın üst liflerinde renk açıktır. Kahverengi ve siyaha kadar değişiklikler gösterirler. Tek bir hayvanda farklı üst lifler dahi farklı renklerde olabilir. Bazı lifler dipten uca kadar aynı renkte, bazı lifler ise uç kısımlarda daha açık renklidir. Diğer bazı tiplerde ise, koyu renkli ucun altında sarımsı veya grimsi renkte bantlar ihtiva edebilir.
Nutria kürkünün üst lifler tarafından verilen genel rengi genellikle sırtta karın ve yanlara nazaran daha koyudur. Üst liflerin rengi koyulaştıkça alt liflerin kalitesinin bilhassa sıklık yönünden bozulduğu tespit edilmiştir. Bunun sebebi açıktır. Çünkü koyu lifler güneş ışınlarını daha fazla absorbe ederler. Güneş ışınlarının fazla absorbesi ise alt liflerin sık olması lüzumunu ortadan kaldırır.
Sıklık kalıtsal bir faktör olmakla beraber, yetiştiricilikte bu faktörün iyi kalite kürk elde etmek yönünden kontrol altında bulunması gerekir. Üst lifler işleme esnasında kırkıldığından veya yolunduğundan kürkün en değerli kısmını çok ince alt lifler meydana getirir. Alt kürkü meydana getiren lifler kıvrımlıdır. Kıvrımların fazla olması arzu edilir. Aksi taktirde keçeleşmeye sebep olabilir. Alt kürkün en değerli rengi mavi-gri dir. Bu rengin koyu olanı tercih edilir. Buna yakın değerdeki diğer bir renkte çikolata rengidir. Bunun haricindeki renkler pek değerli değildir. Alt kürk renginin vücudun her tarafında düzgün olması gerekir. Alt liflerin deriye yakın kısmının renginin açık, uç kısmının koyu olması kürkün değerini düşürür. Alt kürkün sıklığını çok yüksek ve vücudun her bölgesinde düzgün olması arzu edilir. Alt kürk liflerinde parlaklık kadar incelikte bir değer ölçüsüdür. Her ne kadar kürke işleme esnasında bir dereceye kadar parlaklık verilebilirse de sonradan kazandırılan parlaklık, tabii parlaklık kadar kıymetli değildir. Çok kısa liflerden meydana gelen bir alt kürk de değersizdir. Keza çok uzun liflerden meydana gelenide arzu edilmez.
Mart ve Nisanda alt liflerde göze çarpan bir uzama görülür. Alt kürkün ortalama 1/6’sını, üst liflerin ise ¼’ünü büyümekte olan lifler teşkil eder. Kürkte daha büyük değişiklikler ilkbahar ve sonbaharda meydana gelir. Genç nutria lar yaşlılara nazaran daha uzun ve koyu, fakat seyrek kürke sahiptirler. Aslında genç nutrialar üç lif büyüme periodundan geçer. Yeni doğmuş olan yavrular koyu ve sık bir alt kürke sahiptirler. Lifler ikinci ayda uzar rengi açılır ve incelir. Olgunlaştığın da tekrar sık hale gelir. 4-6 aylıkken olgun hayvanın %8’i nispetinde sıklığa sahiptir. Bu sebepten hayvan 8 aylık oluncaya kadar kürkü tam olarak sınıflandırılamaz. Erkekler aynı yaştaki dişilere nazaran %30 daha fazla lif sıklığına sahiptir. Kıymetli bir kürkün meydana gelmesinde, kalıtsal özellikler yanında, etken olan çeşitli faktörler vardır. Bunlardan biri şudur; Bol su mevcut olmadıkça nutria iyi bir kürk meydana getiremez. Sıcaklık veya daha genel anlamda iklimde önemli bir rol oynar. Ancak yapılan tecrübeler uygun bir beslenmenin en önemli rolü oynadığını ortaya koymuştur. Çünkü liflerde vücudun herhangi diğer bir organı gibi beslenmeye muhtaçtır.
nurturia.com